Siyonizm dosyası

Yazara göre İsrail'in başarısı aslında başarı değil, Hristiyan emperyalizmin himayesinde gerçekleşen işgal midir, yoksa bölgedeki jeopolitik dengeler değişmişse durum farklı mı değerlendirilmeli?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Yahudi ve Hristiyan Siyonizm'in İslam coğrafyasındaki kaotik ortamın müsebbipleri olduğunu iddia ediyor. Bu iddiaları dini metinleri referans alarak ve tarihsel gelişmeleri (Osmanlı zayıflaması, İngiltere-ABD destekleri) sunarak temellendiriyor. Ancak karmaşık bir bölgesel sorunun tamamını iki ideolojiye atfetmek, diğer etken ve aktörleri göz ardı etmek değil midir?

Merhum Necmettin Erbakan Hoca tarafından kurulan ve 12 Ocak 1973'teki ilk sayısında "Yahudi Kongresi"ni eleştirerek başlayan Millî Gazete, defaatle Siyonizm'in sinsi hedeflerinden bahsetmiştir. Biz de Siyonizm'in sinsi hedeflerini öğreten Erbakan Hocamızın yolunda yürüme azmindeyiz. Fırsat buldukça, Siyonizm'i yazmaya devam edeceğiz inşallah.

TV5'te "Fikri Takip" programını hazırlayıp sunan değerli dostum Oğuz İlgiç Bey'in geçen hafta "Siyonizm" dosyasını gündeme getirmesi, dosyayı Siyonist ABD-İsrail rejimlerinin Müslüman coğrafyaya musallat olduğu bir döneme denk getirmesi önemliydi.

27 Mart 2026 Cuma günkü Fikri Takip programında Siyonizm'i, Yahudi Siyonizm'i ve Hristiyan Siyonizm'i (Evanjelizm) olmak üzere iki başlıkta inceledik. Zira, Allah-u Teâlâ'nın yarattığı arzda fesat yaygın, Müslüman coğrafyada kan ve gözyaşı hâkimse; yeryüzü türbülansa girmiş, her geçen gün kaotik ortam artarak devam ediyor, dünya her geçen gün daha yaşanmaz hale geliyorsa, müsebbipleri "Yahudi Siyonistler" ile "Hristiyan Siyonistler (Evanjelikler)"dir.

SİYONİZM

Siyonizm, dünyanın değişik yerlerinde dağınık şekilde yaşayan Yahudileri örgütleyip vadedilmiş topraklarda devlet kurmak amacıyla bir araya getirilmesi fikridir ki, bu "Siyasi Siyonizm"dir. Theodor Herzl'in 1897 yılında 1. Siyonizm Kongresi'ni toplamasıyla fikirden eyleme dönüşmüştür. Bir de mistik temellere dayanan, Yahudilerin kendilerini seçilmiş ırk görmesi ve vadedilmiş topraklar masalıyla bağlantılı hayallerin kutsal metinlerine sokuşturulması yani dini temellere dayandırılması vardır ki, bu da "Dini Siyonizm"dir. Dini Siyonizm, Siyasi Siyonizm'in fikir kaynağıdır, temelidir.

Bundan dolayı Siyonizm denilince, sadece Amerika'daki Yahudi lobiler ve İsrail bağlantılı güç merkezi akla gelmektedir. Bu eksiktir, zira İsrail, Müslüman coğrafyada yaptığı bütün katliamları aslında ABD yönetimine dayanarak gerçekleştirmektedir. ABD'deki yönetim de iki yönde beslenmekte, iki yönden yönlendirilmektedir: Birisi, Yahudi Siyonistler, diğeri Hristiyan Siyonistler.

YAHUDİ SİYONİZM'İ

Siyonizm düşüncesi her ne kadar Theodor Herzl'in 1897 yılında 1. Siyonizm Kongresi'ni toplayarak dünyanın değişik yerlerinde dağınık şekilde yaşayan Yahudilerin bir devlete sahip olması fikriyle sistemli hale gelmiş olsa da, bu düşüncenin dini altyapısı Yahudilerin tahrif ettikleri Tevrat'ta üstün ırk inancı ve Arz-ı Mev'ud inancıyla şekillenmiştir.

Yahudiler, kendilerini üstün kabile, diğer milletleri ise insan görünümlü hayvan yani "goyim" olarak gördüğünden yeryüzünü kendilerine verilen mülk, diğer milletleri de kendi mülklerini ele geçirdiğine inanmaktadır. Bu inanç, tahrif ettikleri Tevrat'ta şöyle anlatılmaktadır: "Siz Rabb'in oğullarısınız. Çünkü sen, Rabb'e mukaddes bir kavmisin ve Rabb, bütün kavimlerden üstün olarak, kendine has bir kavim olmak üzere seni seçti" (Tesniye, 14/2); "Ve Rabb'in sana teslim edeceği bütün kavimleri bitireceksin. Gözün onlara acımayacak" (Tesniye, 7/16).

Üstün ırk inancını gibi kendilerine "Arz-ı Mev'ud"un da verildiğine inanan Yahudiler, söz konusu inançlarını tahrif ettikleri Tevrat'ta şöyle temellendirilmektedir: "O gün Rab, Abram'la antlaşma yaparak ona şöyle dedi: 'Mısır Irmağı'ndan büyük Fırat Irmağı'na kadar uzanan bu toprakları... senin soyuna vereceğim" (Yaratılış 15:18-21).

Yahudiler, tahrif edilmiş Tevrat'ta üstün ırk ve vadedilmiş topraklar gibi hayallere inansa da söz konusu hayalleri gerçekleştirmeleri mümkün olmamıştır. Yahudiler, tarih boyunca birlik olamamış, dağınık şekilde dünyanın farklı bölgelerinde yaşamaya devam etmiştir.

Büyük Osmanlı Devleti'nin güçlü şekilde Müslümanların hamisi konumunu muhafaza etmesi ve Yahudilerin, dünyanın farklı bölgelerinde dağınık şekilde yaşaması hedeflerini gerçekleşmesini mâni olmuştur. Bu yüzden Yahudilerin bir araya gelip devlet kurma hayali hep metinlerde kalmış, Dini Siyonizm'den Siyasi Siyonizm'e geçişleri mümkün olmamıştır.

Theodor Herzl'in 1897 yılında 1. Siyonizm Kongresi'ni topladığı yıllar, Büyük Osmanlı Devleti'nin zayıfladığı, İngiltere'nin güçlü olduğu bir döneme tesadüf etmektedir. Ayrıca Yahudi sermaye sahiplerinden Rothschild ailesinin Avrupa'da, Rockefeller ailesinin Amerika'da güçlenmesi, devlet kurma fikrinin hayata geçirilmesini kolaylaştırmıştır. Zira, Rothschild ailesi İngiltere'de yönetime etki etmeye başlamıştır.

Büyük Osmanlı Devleti'nin yıkılma sürecine girmesiyle beraber 1916-17 yıllarında Sykes-Picot Antlaşması ve Barfour Deklarasyonu'yla Osmanlı Devleti, Filistin bölgesinden çekinmek zorunda kalmış; söz konusu topraklar İngiltere tarafından işgal edilmiştir. İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Barfour, Rothschild'in telkinleriyle bu bölgede Yahudilerin devlet kurulmasının temelleri atılmış; gerek Rothschild ailesinin toprak alımları, gerek bölge halkına yapılan baskılar gerekse İngiltere'nin işgal ettiği topraklara Yahudileri yerleştirmesiyle Filistin toprakları işgal edilmiş, 1948 yılında da burada işgalci İsrail rejimi kurulmuştur.