20. yüzyılın ilk yarısında dünyada yeni dengeler oluşmuştur. I. Dünya Savaşı (1914-1918) sonrası imparatorluklar yıkılarak ulus devletler kurulmuş; II. Dünya Savaşı (1939-1945) sonrası ise dünyada ABD ve SSCB olmak üzere iki kutuplu sistem inşa edilmiştir.
20. yüzyılın ikinci yarısında ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinin müttefikliğiyle doğu bloğa karşı batı bloğu güçlenmiş; değişen dengelerle birlikte Birleşmiş Milletler (BM), IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşlarla yeni dünya düzeni tahkim edilmiştir.
21. yüzyılın ilk çeyreği ise ABD'nin, ortağı İsrail'le birlikte tek güç merkezi haline gelmek için saldırgan politikalar ürettiği, bazı kehanetler için yeryüzünün kana bulandığı, zulmün zirveye çıktığı bir dönem haline gelmiştir.
Siyonizm'in etkisiyle şekillenen yeni dünya düzeni, 24 Ekim 1945'te kurulan Birleşmiş Milletler (BM) teşkilatının yapısında da kendini göstermiş, BM'ye üye ülke sayısı 193 olmasına rağmen, "ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin"e veto hakkı tanınmıştır. Böylece Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK)'nde İsrail aleyhinde karar çıkmasının engelleneceği bir sistem inşa edilmiştir. ABD'nin veto hakkı demek İsrail katliamına karşı hiçbir yaptırımın BM'den çıkmayacağı anlamına gelmektedir.
Birleşmiş Milletler (BM)'deki gayr-i adil ve sinsi yapı "Nükleer Silahlar" konusunda da kendini göstermektedir. Birleşmiş Milletler (BM)'de veto hakkı bulunan beş ülke, nükleer silah üretmiş; buna göre Amerika 1945'te, Rusya 1949'da, İngiltere 1952'de, Fransa 1960'ta, Çin ise 1964'te nükleer silah sahibi olmuştur.
"ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin", nükleer silah ürettikten sonra 1 Temmuz 1968 yılında "Non-Proliferation Treaty (NPT)" / "Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması" imzaya açılmış, 5 Mart 1970 tarihinde yürürlüğe girmiş, bu tarihten sonra diğer ülkelerin nükleer silah üretmesi yasaklanmıştır.
Bu antlaşma ile nükleer silah sahibi olan bu beş ülke, nükleer silah sahibi olmayan ülkelere bu teknolojiyi transfer etmeyeceğini, nükleer silah sahibi olmayan ülkeler ise nükleer silah sahibi olmaya çalışmayacaklarını kabul etmişlerdir. Antlaşmada, o tarihe kadar nükleer silah üretmiş beş ülkenin nükleer silahlarını imha etmeyeceği kararlaştırılmıştır. (Madde, 1-6).
1945 yılında ilk nükleer denemesini yapan ABD'nin 7.200, 1949 yılında nükleer deneme yapan Rusya'nın 7.500, 1952'de nükleer deneme yapan İngiltere'nin 225, 1960'ta nükleer deneme yapan Fransa'nın 300, 1964 yılında nükleer başlık üreten Çin'in 250, NATO'nun ise 180 aktif savaş başlığı bulunmaktadır.
Bu beş ülke, 1968 yılına kadar nükleer silahlarını üretmiş, bu tarihte yapılan NPT Antlaşması ile diğer ülkelerin üretmesini yasaklamıştır. İşte II. Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan yeni dünya düzenindeki gayr-i adil ve gayr-i ahlaki sistem tam olarak böyle.
Bu arada, İsrail 1979'da Hint Okyanusu'nun güneyindeki Prens Edward Adaları yakınlarında gizli olarak nükleer deneme yapmıştır. İsrail'in ne kadar nükleer silah başlığı olduğu bilinmemekle birlikte 80'in üzerinde nükleer başlığı bulunduğu tahmin edilmektedir.
NPT anlaşmasına imza atmayan Hindistan, 1974 yılında 110, Pakistan 1978 yılında 120 nükleer başlık üretmiştir. Pakistan Devlet Başkanı Ziya-ül Hak, ilk nükleer denemeyi yaptıktan sekiz yıl sonra 1988 yılında suikastla öldürülmüştür.
Kuzey Kore 2006 yılında 10 adet aktif savaş başlığı üretmeyi başarmış, bugün sayının ne kadar arttığı bilinmemektedir. Kuzey Kore, 12 Aralık 1985 yılında NPT anlaşmasına imza atmasına rağmen 10 Ocak 2003'te anlaşmadan çekilmiştir.
Güney Afrika, kendi imkânlarıyla nükleer silah geliştirip sonra imha eden tek ülkedir. Ukrayna, Belarus ve Kazakistan ise SSCB'nin dağılma sürecinde kendilerine kalan nükleer silahları iade ederek nükleer silahsız olarak NPT anlaşmasına imza atmıştır.
Irak, NPT anlaşmasına imza atan ülkelerdendi. Saddam Hüseyin'in yönetimindeki Irak, zaman zaman kimyasal saldırılar yaptı ancak hiçbir zaman nükleer silah elde etmedi. Körfez Savaşı'nda nükleer silah bahanesiyle yüzbinlerce masum insanın canına kıyan ABD ve müttefikleri katliamın sonunda nükleer silah bulamadı.
NPT anlaşmasına imza atan Libya, Çin ve Pakistan kaynaklı nükleer programa başladı ancak ABD ve İngiltere'nin baskısı sonucu 2003 yılında programı durdurdu. Ancak, Libya lideri Muammer Kaddafi'nin nükleer programı durdurup silahsızlanmasından sekiz yıl sonra (2011 yılında) iç karışıklık bahanesiyle NATO'nun müdahalesi sonucu öldürülmesi Kuzey Kore tarafından örnek gösterilmiştir. Kaddafi örneği, nükleer programdan dönülse bile nükleer silah sahibi beş ülke tarafından affedilmeyeceğini göstermektedir.
Suriye'de NPT anlaşmasına imza atan ülkelerdendi. Suriye'nin Çin ve Kuzey Kore'den devşirdiği Deyrizor'da bulunan nükleer tesisi 6 Eylül 2007 yılında Siyonist İsrail'in Orchard Operasyonu adını verdiği ve sekiz uçağın katılımıyla gerçekleştirilen bombardımanla yok edildi.

5