Niccola Machiavelli'nin 16. yüzyılda devleti yönetenlere yön vermek için kaleme aldığı "Prens/Hükümdar" kitabı, burjuvazinin yükseldiği, kapitalizmin kendini kanıtlamaya çalıştığı ve kilisenin başarısız politikalarının iyice günyüzüne çıktığı bir hengâmda ortaya çıkmış; siyaset ve siyasetçilere dair tesbitleriyle günümüze kadar güncelliğini korumuştur.
Siyasete ve siyasetçilere negatif imajların yüklendiği, siyasetin kirli yüzünü, yolsuzluk, haksızlık, halkı kandırmak, ikiyüzlülük ve algı yönetimi gibi konularda her devirde her siyasetçinin elinden düşüremeyeceği türden bir eser kaleme alan Machiavelli, "Prens/Hükümdar"ın yani yöneticinin çıkarları korumak için gerekirse kötü olabileceğinden bahseder. Diğer yandan sadece ulusal çıkarlar için değil, kendi iktidarını koruyabilmek için de sürekli mücadele içinde olması gerektiğinin altını çizer.
Liderlere uzun süre iktidarda kalmanın sırlarını açıklayan, onlara ince takdikler veren, bu yönüyle güncelliğini koruyan ve günümüzde birçok siyasetçinin başucu kitabı olan "Prens/Hükümdar" kitabının önemli yerlerini aktararak, dünyadaki mevcut liderlerden kimlerin bu takdikleri birebir uyguladığını göstereceğiz.
Machiavelli, yöneticileri, "Prens yahut hükümdar" diye isimlendirmektedir ancak günümüzde bu ünvanların hemen hemen ortadan kalktığı onun yerine dünyada genelinde "başkan, cumhurbaşkanı, başbakan, lider vb." ünvanlar kullanılmaktadır. Biz de yazı boyunca prens yahut hükümdar yerine "devlet başkanı ve lider" ifadedelerini kullanacağız.
Machiavelli'nin mezkûr eserindeki tespit ve taktiklere gelince:
1-Machiavelli'nin siyaset felsefesinde bir devlet başkanı, koltuğunu elinde tutabilmek için katı yürekli olmasını bilmelidir ve gerektiğinde buna tevessül etmelidir.
2-Devlet başkanı, eli açık bilinmelidir. Cömert bir devlet başkanı, cömertliği abartmadıkça her zaman kârlı çıkar. Cimri olarak bilinmektense cömert görünmek daha iyidir.
3-Devlet başkanı, askeri gücü iyileştirdiği, halkı yoksul bırakmadığı, açgözlü olmadığı müddetçe cimri de görünse bu duruma aldırmamalıdır. Çünkü halk, onun bu davranışı, devletin iyiliği için yapılmış cimrilik olarak görecektir ve bu aslında artı puan olabilir.
4-Devlet başkanı, kendisine ya da halkın şahsına ait olmayan zenginlikleri yani devlete ait ganimetleri bol keseden dağıtabilir ve bu bazen devlet başkanına avantaj sağlar.
5-Devlet başkanı, zalim gibi görünmek yerine merhametli, güvenilir, karşısındakini anlayan, dürüst ve güvenilir görünmeye çalışmalıdır. Fakat aslında onun gücü ve kuvveti gerçekten merhametli olmasına çok az izin vermelidir.
6-Devlet başkanı, halkın yaşam kalitesini yükseltmek için kendisinin ne kadar gerekli olduğuna halkı ikna etmelidir. Yani kendisi olmazsa ülkede kaos olacağına halkı inandırmalı, hissettirmelidir. Mesela, herhangi bir kişi veya kurum üzerindeki kontrollü baskıyı geçici olarak gevşetmenin neticesinde oluşacak kaos ortamının etkilerini göstermek, kendisinin ne kadar vazgeçilmez olduğunu kanıtlamanın önemli adımlarından birisidir.
7-Machiavelli, devlet başkanı "korkulmalı mı yoksa sevilmeli mi" sorusunu sorar ve korkulmanın daha güvenli ve siyaset açısından daha mantıklı olduğunu söyler. Bu görüşünü de insanın nankör, değişken, içten pazarlıklı, korkak ve çıkarcı yapısına bağlar ve şöyle der: "İnsanlar severken kendilerine, korkarken lidere/başkana bağlıdır."
8-Machiavelli, iki tür mücadele tarzı olduğunu ve bunlardan birincisinin yasalara uyarak, diğerinin ise zora başvurarak yapıldığını; birincisinin insanlara, ikincisinin hayvanlara özgü olmasına rağmen, bazen hayvanlara özgü olan zor kullanma taktiğinin insanlara uygulanması gerektiğini söyler ve bunun başarısından bahseder. Yani, yasa yetmezse zor kullanmak gerekir, der.
9-Devlet başkanının, "dürüst, namuslu ve idealleri için uğraşan birisi olması" övgüye layıktır ancak bunları yapanlar, iktidarlarını fazla sürdüremezler. Verdikleri sözleri tutmayan liderler, dürüstlüğü temel almış liderlere karşı daha başarılıdır.
10-Machiavelli'ye göre dürüstlük özel hayatta olur, politikanın tek kuralı iktidarın menfaatidir. Politika ahlâk dışıdır. Çünkü namussuzlar arasında yüzde yüz namuslu kalmak isteyen er geç mahvolur; tarihî eylem içinde iyi kalplilik felakete götürür insan. Zulüm, yufka yüreklilikten daha az zalimdir, der.
11-Machiavelli, "devleti yöneten kişi, kaba ve ahlâksız görünmemek için dindar görünmeye çalışmalıdır" der ve İspanya kralı Ferdinand'ın İtalya'ya dini bahane ederek saldırmasını örnek gösterir. Liderin "merhametli, acıma duygulu, imanla, namusla, insancılıkla hemhal olmuş, bunlarla bezenmiş gibi görünmesi" gerektiğini savunur.
12-Machiavelli'ye göre devlet başkanı, "hoppa, kaypak, kadınsı, mızmız, kararsız" gözükmemelidir. Bu özellikler kendisinin hor görülmesine, aşağılanmasına ve otoritesinin sarsılmasına, karizmasının yara almasına sebep olur. lider, "kararlı, ciddi, ağırbaşlı ve karizmatik" görünmelidir.
13-Devlet başkanı, pis işleri başkalarının sırtına yüklemeli, iyi işleri kendine mal etmelidir.
14-Devlet başkanı, güçlü ve kudretli kişilerle arayı iyi tutmalıdır ancak zayıfların kalbini kazanmayı da bilmelidir.

13