Yazar, gizem ve maskenin modern müzik pazarlamasındaki gücünü vurgulamakta ve Angine de Poitrine gibi grupların kimliklerini gizleyerek nasıl daha güçlü bağlantılar kurduğunu anlatmaktadır. İnsan beyninin boşlukları hayal gücüyle doldurma eğilimini temel alan bu strateji, yapay zekanın aşırı gerçekçiliği sunduğu çağda muazzam bir kültür ürünü yaratıyor. Ancak bu gizem ekonomisi, müzikal kalite veya özgünlüğün yerine geçebilir mi?
Son günlerde herkesin dilinde bir grup var: Angine de Poitrine. Mikrotonal müzikleri kadar kostümleri ve karakterleri ön plana çıkıyor. Sayelerinde müzik dünyasında öyle bir "görünmezlik" rüzgârı esiyor ki pazarlama dersi niyetine okutulur. Gizem, en büyük satış stratejisi ve markaya giden yoldur.
Maske denince benim aklıma ilk Daft Punk geliyor. Mesele rock ve metal dünyasına gelince işin rengi biraz daha vahşileşiyor. Slipknot'ı düşünün; o maskelerin ardındaki 9 adam, aslında bize bir "birey" değil, devasa bir "öfke kolektifi" sunuyor. Ya da son dönemin en büyük gizemlerinden Sleep Token, "Vessel" karakterinin o ruhani maskesi, hayran kitlesini birbirine kenetliyor. Ghost'u da unutmamak lazım; "Papa Emeritus"un o karanlık ama karizmatik maskesi olmasaydı, grup bu kadar "kült" bir marka haline gelebilir miydi Hiç sanmam.
Ve gelelim son dönemin en ikonik keşiflerine... Glass Beams, o pırıl pırıl altın maskeleriyle sahnede arz-ı endam ederken bize Doğu ile Batı'nın hipnotik bir sentezini sunuyor. Kim olduklarını görmüyoruz ama o altın ışıltı, müziğin mistik havasıyla birleşince ortaya bir konserden çok bir ayin çıkıyor. Görselliğin bu kadar ön planda olduğu bir çağda, yüzünü saklayıp en şık aksesuvarı "gizem" olan bir marka yaratmak...
Haberin Devamı20 YILLIK BİR GRUP
Gelelim asıl mevzuya, benim radarımda asıl parlayan o tekinsiz oluşuma: Angine de Poitrine. İsimdeki o "göğüs ağrısı" tınısı, sunumdaki o kapalılıkla birleşince merak katsayısı tavan yapıyor haliyle. Herkesin aslında 20 yıllık bu gruptan bahsetmesi tesadüf mü Elbette değil.
Sadece müzik yapmıyorlar, dolaylı yoldan bir karakter, bir dünya sunuyorlar bize. Kim olduklarını bilmemek, müziğin yarattığı o çiğ ve karanlık atmosferi daha da içselleştirmemizi sağlıyor.
Merak ekonomisi bu işin arkasındaki esas iksir. İnsan beyni boşlukları doldurmaya programlıdır. Yüzü görmediğimizde, o boşluğu kendi hayallerimizle doldururuz. Yapay zekânın hipergerçek dünya sunduğu bugünlerde kendini saklayan, görece kusurlu bir müzik yapan grup tabii ki merak unsurunu tetikliyor. Ve size bir konsept sunuyorlar.
Benden söylemesi; yüzünü her gün ekranlara yapıştıranların aksine, bu "görünmezler" gizemli kalarak çok daha derin izler bırakıyorlar.
Hem grubun akıbetini, hem de bu popülerliğin yeni gruplara yansımasını bekleyip göreceğiz.
Dikkat çekenler
Haberin Devamı◊ Sıla Gençoğlu, merakla beklenen yeni albümü "Kafa Yüksek Kalp Kırık"ı yayınladı. Kendi deyimiyle "otobiyografik" olan bu albümün müzikal süpervizörlüğünü Cenk Erdoğan üstlenmiş.
Çıkış parçası "Hayran" olarak seçilse de üç versiyonla birlikte toplam 12 şarkının yer aldığı albümde "Ağırbaşlı Serseri" ve "Tanıdık Biri" beni ilk yakalayan şarkılar oldu.
◊ Elif Onay, yeni single'ı "Koş Gecenin Peşinden"i yayınladı. Söz ve müziği Elif Onay'a ait olan şarkı, özgürlüğü işaret ediyor. Prodüktörlüğünü ise Nurettin Çolak yapmış. Şarkı alternatif pop ruhu ve Onay'ın yorumuyla akla kazınıyor.
◊ Bahadır Tatlıöz, yeni albümü "Münezzeh"i yayınladı. 7 şarkı ile 6 enstrümantal versiyonun yer aldığı albümde çıkış parçası olarak söz ve müziği Tatlıöz'e ait olan "Ahkam" seçilmiş. "Ağlama Anne" cover'ının da yer aldığı çalışmada "Bir Ben Bir İstanbul" ve "Ahkam" parlayan şarkılar.
Haberin Devamı
6