"Tükürün Ehl-i Salîb'in o hayâsız yüzüne! Tükürün onların aslâ güvenilmez sözüne!"
Müslüman ülkeler birleşmezse Ortadoğu'daki zulüm hiç bitmeyecek, ama bu birlik Osmanlı nostalzisiyle mi yoksa çağdaş diplomasiyle kurulacak?
Yazar, Gazze'deki çatışmaları İsrail ve ABD emperyalizminin sonucu olarak görmekte, mazlum coğrafyanın Türkiye öncülüğünde siyasi-ekonomik birlik kurması gerektiğini savunmaktadır. Bu çağrıyı dini referanslar ve tarihsel analojiyle güçlendirse de, çok katmanlı bir sorunun tek çatı altında çözülebileceği varsayımı gerçekçi midir?
Mel'un şeytanın hased, kin ve şehvet tuzağına düşürdüğü ilk insan Kabil'in masum ve mazlum kardeşi Habil'i katletmesiyle başlayan savaşlar son yüz yıldır tank, uçaksavar, Siha vs... bilhassa nükleer başlıklı füzeler ile gelişen modern(!) savaş aletleriyle ülkelere ve mazlum halklara cehennemi yaşatıyorlar! Mel'un şeytan ve avaneleri Siyonit ve Emperyalit güçler önce Afganistan, Irak ve Suriye şehirlerini yerle bir ederek harabeye çevirdiler!
Milyonlarca insan hayatını kaybederken milyonlarcası da ülkelerini terk ederek vatansız çile dolu bir hayata mahkûm edildiler!
Şimdi de başta Gazze olmak üzere diğer Filistin şehirleri ve halkı ile komşumuz İran ve Lübnan şehirleri ve halkı acımasızca yok ediliyor!
Sahipsizliğimizden ve abisizliğimizden aralarında Dünya'yı bölüşen Şeytani Beşli Çete Canavar Devletler devasa silahlı güçlerine rağmen işgallerini başaramayınca (dinlenip hazırlık yapıp yeniden saldırmak için) ateşkes tuzağına can simidi gibi sarıldılar!
Eşsiz Önderimiz ile Mekke Müşrikleri arasında Hudeybiye'de yapılan ateşkes andlaşması zalim müşriklerin lehlerinde gözükmesine rağmen nasıl uymadılarsa kıyamete kadar insanlık düşmanları hiçbir ateşkese, hiçbir barış andlaşmasına uymadılar!
Ve asla da uymayacaklar!
Türkiye, Mısır, Katar, BAE ve Suud vs. devletlerinin garantörlüğünde şeytanın baş varisi İtrail'in hamisi haydut ABD'nin şahitliğinde ve kefaletliğinde Filistin ve işgalci İtrail arasında imzalan ateşkesten sonra Gazze'deki zulüm ateşi söndürüldü mü
Antlaşmanın maddeleri uygulandı mı
Milli Şairimizin;
"Tükürün Ehl-i Salîb'in o hayâsız yüzüne! Tükürün onların aslâ güvenilmez sözüne!" dizelerindeki bir asır evvel yazdığı bu gerçeği ve söylediği bu hakikati çağımızda en acı şekilde yaşamıyor muyuz
SiyonİT ve EmperyalİT düşmanlarımızın ahlaksız, hukuksuz ve orantısız saldırılarının ve savaşlarının önlenmesinin tek yolu onların piyonu ve taşeronu olmaktan kurtulup, tüm mazlum coğrafyanın Türkiye'mizin abiliğinde ve hamiliğinde acilen birleşmesidir!
Bu birleşme Müslüman Devletlerin lağv edilmesiyle değil, AB Devletleri gibi aramızdaki vize, gümrük ve kin duvarlarının kaldırılmasıyla sağlanmalıdır!
Mazlum Ülkeler Birleşmiş Milletlerini, Ekonomik Pazarını, Para Birimini, Savunma Birliğini, Eğitim ve Kültür Birliğini kurmadan Mazlum Dünya Devletleri hiçbir savaşı ve işgali önleyemez! Ateşkesi ve barışı sağlayamaz!
Savaş ve işgal ateşini ancak; güçlü siyaset, güçlü ekonomi, güçlü milli para birimi ve güçlü, caydırıcı savunma birliği söndürebilir!
O insanlık düşmanı beşli çete ''ortak'', mazlum coğrafya ''pazar'' oldukça ülkelerimiz; hepimize (onların) saldırılarıyla mezar olmaya devam edecek!
Emperyalit Devletlerin Filistin, İran ve Lübnan vs. mazlum ülkelere alçakça hunharca orantısız devam eden saldırılarına diğer halkı Müslüman Ülkeler sessiz seyirci kalırsa canavarlar sırayla diğer ülkeleri de yutmaya devam edecek!

16