Sonun çok yakın İtrail!

Açık ve net söylemek gerekirse bu son ziyaretlerimizde; yeryüzünde İnkılabı İslam'ın kemaline; bâtıl yolların hepsinin zevalinin çok ama çok yakın olduğuna dair birçok emareye şahid olduk elhamdülillah!

Bu mevsim çok sıcak olduğu için bir hac dönemi gibi çok kalabalık olmayacağını düşünerek (Temmuz ayında çok rahat bir ziyaret yaparız) zannettiğimizde yanılmışız!

Adeta Hac ve Ramazan Ayları gibi bu Mukaddes Mekânların gece gündüz dolup taştığına şahid olduk elhamdülillah!

Geçmişte yaz tatillerini turistik bölgelere yapan Müslüman ülkelerdeki ailelerin, "tatillerini" çocuklarıyla beraber Mukaddes Beldelerde yaptıklarına ilk defa şahid olduk elhamdülillah!

Ülkemizdeki faiz belasından, enflasyon ve devalüasyon musibetinden kaynaklanan ekonomik krize rağmen, aşırı sıcaklara aldırış etmeden, Mukaddes Beldelere ailece çocuklarıyla akın eden bu ülkelerin başında da İslam'ın Bayraktarı, Müslümanların abisi ve Mazlumların hamisi Türkiyeli kardeşlerimizin olduğuna şahid olduk elhamdülillah!

Ve tüm ülkelerden gelen Umre Âşıklarının çoğunluğunu çocuklar ve gençlerin oluşturduğuna ve hanım kardeşlerimizin de erkeklerden daha çok olduklarına şahid olduk elhamdülillah!

Yaş ortalamaları 14 ile 21 olan Asr-ı Saadet'in yıldızları Ashab-ı Kiram'ın yeniden dirilişini Kâbe-i Muazzama'yı dolduran çocukların ve gençlerin aşk dolu imanlarında ve nefisleriyle mücadele azimlerinde müşahede ettik elhamdülillah!

O gençler ki; Kâbe'yi bembeyaz ihramlarıyla doldurmuş Hakk'ın pervaneleri olmuş, Safâ ve Merve arasında evladı İsmail'i için kurak çölde bir yudum su arayan Hâcer annemizin canhıraş koşturması gibi; imansızlık, İslamsızlık çölünde kalmış yaşıtları için gözyaşlarıyla dualar ediyorlar, zalimlerin zulmüne uğrayan kardeşleri için; "Ya Rabb'i başta Gazze ılmak üzere mazlum coğrafyalara ellerimizle nusretini ulaştır, Küffardan ellerimizle intikamını al" diye dua ediyorlardı.

Ravza-i Mutahharra'da başöğretmenin huzurunda ahidlerini yeniliyordular.

Ateizm, deizm, agnostizm vb sapkın akımları pompalayanları, her türlü uyuşturucu ve ahlaksızlığı yaymak için gece gündüz çalışan kahpe mihrakları kahrından sinir kirizlerine sokacak sahneleri gördüm. Gözyaşlarıyla ''lebbeyk'' diyen yavrularımızı görecektiniz.

Modern çağın gürültüsüne, yoldan çıkarıcılığına, zihinleri bulandıran akımlara ve ruhu yoran tüm ayartıcı şeytani, deccaliyetin tuzaklarına karşı; "Allahım! Şeytan ve avanelerine, dünyanın bütün ayartıcıklarına sırtımı döndüm, yüzümü Kâbe'ye döndüm! Senin Evine Senin izninle geldim" diyorlardı.

İhramları içinde kutlu bir davanın neferi olduklarının şuuruyla dünyayı ve tüm ayartıcı şeytani tuzaklara "LÂ" diyen her etnik kimlikten gençler, Yeşil Ravza önünde Ümmet olma şuuruyla "geldim ya Resulullah" diyorlardı.

Üzerlerindeki bembeyaz ihramlarla tek bir yürek, tek bir ümmet olmuşlar. Kendi küçük dünyalarını, geleceğe dair korku ve kaygılarını, kariyer planlarını ve çağın onlara dayattığı tüm sahte ilahları, kimlikleri bir kenara bırakıp, o devasa tevhid ve teslimiyet denizinde rahmete garkoluyorlardı.

Kâbe'nin o kucaklayıcı, merhamet sadrı olan vakur gölgesinde ve Medine'nin huzur veren dingin sokaklarında kararlı adımlarla yürüyen yepyeni bir şuurla uyanan gençliğin ta kendisini gördük elhamdülillah.

Kısacası yeni Nureddin Zengi'leri, Selahaddin'i Eyyubi'leri, Naci El Ali'leri, Sinvar'ları, İsmail Heniye'leri Zeyneb Gazali'leri, Leyla Halid'leri, Doktor Amira Al-Assouli'leri, ve Şeyh Yasin'leri bal arılarının çiçeklerin etrafında döndükleri gibi büyük bir aşkla şevkle Beytullahımızın etrafında İtrail ve işbirlikçilerinden intikam yeminleriyle döndüklerine şahid olduk elhamdülillah!

Dünya'nın her yerinde Tel Aviv kontrollü Roma Merkezli beşli çete haydut emperyalist devletlere karşı milli bir uyanış ve şahlanış olduğuna şahid olduk elhamdülillah!