Yaşadığımız ahlaki erezyonu, ailenin zayıflamasını, toplumu toplum yapan değerlerin zaafiyete uğramasının sebepleri de bu kumpastan kurtulmanın çareleri de, mecrası da belli değil midir
Aslımıza, özümüze, Galubela'da Allah'ımıza verdiğimiz sadece O'na Kulluk sözümüze dönmeye karar vermek zorundayız.
Kulunu yaratan onun neye ihtiyacı olduğunu en iyi bilen değil midir
Mutlak hakikat böyleyken iyiliği arttırmak, kötülüğü azaltmanın çareleri yine İslam eczanesinde değil midir
Zira; İman, İslam, İhsan, İnfak ve Ahlak, Namaz ve Cihad nesli yetiştirmeden ve kaçınılmaz gerçek olan hepimize bir nefes yakın Ölüme, Ahirete ve AhiretinBüyük Mahkemesine nefislerimizi, nesillerimizi hazırlamadan kötülükleri azaltmakta asla mümkün değildir!
İstediğimiz kadar Emniyet ve Güvenlik Güçlerini modernize edelim, sayılarını artıralım ve istediğimiz kadar Adliye Sarayları, Yargı mensublarını ve Cezaevlerini çoğaltalım Dünya'da hiçbir güç ve hiçbir İktidar soysuzlukları, soygunları, yolsuzlukları, cinayetleri vs.. suçları, toplumları Ahiretin gümrük kapısı Kabir Yurduna ve sonrası Ahiretin dehşetli Hesab Gününe hazırlamadan önleyemez!
Suçu ve suçluları asla azaltamaz!
"Galubela" sözünü, andını terk edeli tam iki asırdır sadece Dünyaperest yani Maddeperest Nesil yetiştirmekle meşgul olduk! Bu sebeble; Şeytani şer rejimlerin Deizm, Gnostizim, Agnostizm, Ateizm, Kapitalizm bataklığında yetişen sivrisinekleriyle uğraşarak can, namus ve mal terörünü asla önleyemeyiz!
Küfür şirk, inkâr ve nifak bataklığını, İman ve İslam toprağıyla kurutmadan özlenen Asım'ın neslini nasıl yetiştireceğiz
Nasıl zulümleri haksızlıkları önleyeceğiz
Batı'dan ithal edilen bu Roma'nın zulüm kanunlarıyla mı
Ahiretin Büyük Hesab Günü unutturulduğu için oluşan suç bataklığının sivrisinekleri olan,Suçluların Cezaevlerinde vardiyalı yattığı gerçeğini ne zaman görüp kınayan ve kuduranlara aldırmadan Ferd ve Devlet olarak İslam Nizamı'na ne zaman döneceğiz!
"Beni her yerde ve her zaman gören, işiten ve her işimi, her sözümü Kiramen Katibin Melekleriyle kayıt altına alan Allah var" inancıyla İman, İslam, Namaz, ihsan ve ahlak neslini yetiştirerek Cezaevlerini ne zaman sulh yerlerine ve iş yerlerine dönüştüreceğiz
"Yamadık dünyamızı yırtarak dinimizden Din de gitti, dünya da gitti elimizden!" gerçeğini idrak edip yeniden Allah'ımıza ve Dini İslam'a şartsız ve itirazsız ne zaman Kul olacağız!
"İyi bilin ki, iman ve onun gereği olan salih amelden soyutlanmış bir dünya hayatı, ancak gelip geçici bir oyun, gaflete düşüren bir eğlence, aldatıcı bir süs, birbirinize karşı övünme sebebi ve daha çok servet ve övünülecek nesiller çoğaltma yarışından ibarettir.
Onun vaadettiği zevkler, tıpkı yağmurun yeşerttiği bitkilerin hâline benzer ki, onun sulayıp yetiştirdiği bitkiler çiftçilerin pek hoşuna gider, fakat bu göz alıcı bitkiler ve rengârenk çiçekler zamanla kurumaya yüz tutar ve bir de bakarsın ki tamamen sararıp solmuş ve sonunda çerçöp hâline gelmişler.
İşte dünyanın lüks ve ihtişâmı da böyle yok olup gidecektir. Âhirette ise, zâlimleri bekleyen çetin bir azap vardır, müminler için de Allah'ın bağışlaması ve hoşnutluğu." ( Ana Hayat ve Anayasamız Kur'an-ı Kerim Hadid Suresi 20. Ayeti Kerime Tefsir Meali) İlahi Mesajında belirtildiği gibi ahireti kazanmak için yaşanmayan bir dünya hayatı, sonu felâketle biten aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir.!
İktidarımızın toplumu ahirete hazırlamak için uygulamaya soktuğu Kur'an-ı Kerim, Siyeri Nebi ve Ahlak dersleri ve İlkokuldan İtibaren zorunlu Gençlerimizin İş sahibi, Aş sahibi ve Eş Sahibi olması için İlk Okuldan sonra kesintisiz zorunlu Eğitim yanlışlığını acilen kaldırmalıyız!
Önce Valiler başta olmak üzere Amir ve Memurlarını sonra halkını Allah'a Kulluğa, Ölüm ve Ahiret Yurduna hazırlamakla görevine başlayan Hz. Ömer b. Abdülaziz (r.a) halifemizin iki yıl içinde suçları azaltıp suçluları ıslah etmesinden hepimiz dersler çıkarmalıyız!

2