Bir ileri, beş geri...

Türkçenin en devingen sözcüklerinden "geri"nin kimliğine baktığımızda... En eski sözlüğümüz Divânü Lügati't-Türk'e dek gideriz. Sözlüklerde pek çok anlamı, yeni sözcükler, bileşikler doğuran güçlü, renkli bir gövdesi var. Dünden bugüne türkülere ağıtlara, atasözlerine deyimlere yerleşivermiştir. Ağlarsa anam ağlar, anamdan gerisi yalan ağlar... Sık kullanırız da kimi kez anlamı pek ışıltılı değildir. Türevlerini de hesaba katar, yaşananlara bakarsak, epeydir "geri"mizle ilgili epey sorunumuz var. Kimi olay, oluşum, durumların gizlenen, görünmeyen yanıyla... Daha doğrusu "gerisi"yle ilgili sorunlarımızı büyüten... Kafasızlara "Geri!" dediğimiz oluverir.

Yaşamsal alanlarda olumsuzluklar tepelemeyken... Siyasetçi, "Od yok ocak yok, çoluk çocuk sabrediyoruz...." diye öfkesini sokağa taşıyana... "Azıcık daha sabret" diyerek yıllar yılı "geri çekilmeyi" önerdikçe... Eğitimde ekonomide "geri"nin karşıtı "ileri"yi... "Geri adım atanların" sınırsız sabrıyla mumla arar olmadık mı

Bir yandaş kanalda "eğitimci" bilinen biri... Mustafa Kemal'in "muasır medeniyet"ini "arar"ken... Şiir okur, mevsimlerden girip dirimbilimden çıkar... Fransızcasını bilmediğinden olacak sıkıdenetimli bir demokrasiyi önerirken... Ekonomide, "Kötü durum geride kaldı" buyururken... Güle güle öldüm. Egemenliği sandık parmak hesabıyla karıştıran... Cilalı sanından utanmayan geri, "muasır medeniyet"i, yeri belirsiz "meçhul bir ülke" sanıyor gibiydi.

Bizim "ileri demokrasi mucidi" milliyetçi muhafazakâr... Ulusçu görünen tutucuları 40-50 yıldır izliyorum. İktidar oldular mı kafile kafile... Ülkemize yararlı olacak olmayacak... Uzak yakın, ilgili ilgisiz yerlere koşturup durmaları... "Muasır medeniyet"i arayış olabilir! Bizimkiler çoğunlukla "geri"ye baktıkları için "muasır medeniyet"in adresini kestirememeleri doğal...

Son zamanlarda "geri adım atma"yı, sağduyu ile bağdaştıran... "Geri" ile "ileri" karması bir demokrasi kurgulayarak... Uzlaşma çağrısı yapanlar gülmeceye tüy dikiyorlar. Sağduyu doğruyla yanlışı ayırma gücüyse... Eğitimden hakkı olanı alamayan... Bir ömür yokluk yoksunlukla bunaltılan halkın böyle bir gücü kalır mı

Bu aralar yine, "akil" bolluğu içindeyiz... Olup bitenleri, son çeyrekte yaşananları görmezden gelelim "geri adım atalım" isteniyor. Biz, "Yurtta barış, dünyada barış"ta direniyoruz! Sağduyulu uzlaşma önerenler "barış"ı çırılçıplak bırakıp... Bir tümcede üç beş kez gelişigüzel kullanmamızı bekliyorlar. Mustafa Kemal'ce düşünmekten, devrimlerden ödün vererek uzlaşma olabilir mi Geriye baka baka, geri adım ata ata bugüne gelmedik mi