Arabesk demokrasi...

İyi ki hem dünyada hem ülkemizde her alanda neler olup bittiğini izleyen... oğunluğun anlayabileceği dille yazan, TV'lerde anlatan bilimcilerimiz, araştıran sorgulayan aydınlarımız... İyi ki onları dinleyen, okuyan, tartışan az ya da çok meraklı insanımız... Okumuş okumamış, yazmış yazmamış herkesin her tümcesinde en az iki üç kez yinelediği... Ortaya çıktığı andan başlayarak başımızın belası demokrasi var!

Bizde incesi, ilerisi... Arabeski, alaturkası, moderni, çağdaşı her türlüsü var!

Bir basket maçı, oyuncular gergin, sahada itiş kakış... Sunucu, "basketbol"un tarihini anlatıyor. Demokratikleşmeye katkısı "derin" bir spormuş. Maçı sıcağı sıcağına izleyenler sosyal medyada en demokratik haklarını kullanıyor... "Artislik yapma lan! Başlatma demokrasine! Tiyatro yapma, maçı anlat hıyar!"

Ne güzel ey şeysin demokrasi!

Bir kanalın gündüz izlencesi... Kadın, "şiddet" nedeniyle evi terk etmiş; boşanmak, iki çocuğunun "velayet"ini alabilmek için TV'ye başvurmuş. Kadın cinayetleri durmadığından korkusu hafife alınmamalı... TV yardımıyla boşanma, çocuklarına kavuşma isteği bizimki gibi demokrasilerde "en demokratik" hak... Öfkeli koca, demokratmış... "Edebiyat yapma lan..." diye başlayan... Sövgü tehdit dizisiyle kadına yönelince stüdyodan çıkarılıyor.

Pek tutucu bir kanalda akademik sanlı beyefendi kadın konuklarla tartışıyor... "Gadının, gocadan izinsiz çalışması... Böyle demokrasinin ben... Tövbe tövbe!" Hanımefendilerden çıt çıkmıyor. En demokratik hakkı susarak kullanıyorlar.

Kimi hukukçu, kimi akademisyen, kimi siyasetbilimci, kimi yazar çizer bir ikisi kadın, çoğu erkek... O kanalda, bu kanalda kıyasıya tartışıyor, siyaset mekânlarını, "Siyaset ya da politika sahnesi, siyasi arena..." diye adlandırıyor... Sesi yükselene, "Edebiyat yapma! Racon kesme! Oynama! Tiyatro yapma!" diye bağırıyorlar. Bilerek bilmeyerek ağzından kötü bir söz, tümce kaçıranın demokratik özrü hazır... "Yanlış anlaşıldım! Sözlerim bağlamından koparıldı! arpıtıldı! Yalan!"

Sokakta, alan salonlarda, TV'de gitgide artan bu pek demokratik curcunada haksızlığa uğrayan... Düşünceleri, sözleri, yazıları, yapıtları saygısızlıkla yüz yüze kalan... Ömrü boyunca aklın, bilimin, sanatın emekçisi aydınlar... Gerçek demokratlar görünmez olurken...

Arabesk demokrasi tamgaz!

Herkesin "tabiat"ına uygun demokrasi havarileri tekne başında... Demokrasi uğruna inandırıcı, ilginç, süslü göstermek için bir tatlı kaşığı hukuk, iki kaşık insan hakkı, kavanoz kavanoz inanç mezhep... Kulak memesi yumuşaklığında ırksal bezeli söylem... Aldığı kadar yandaşla geniş bir havuzda malzeme hırsla hınçla yoğrulur. Elde edilen karışım, yandaş alkışları arasında bibergazı, basınçlı su eşliğinde pişirilir... İş aş derdindeki halka yedirebilmek epey zaman alırken... Gözü kulağı, yüreği ıskartaya çıkan sözde politikacılar, sanatçılar, "medyatik medya" ballandırarak över. Bir süre bu karışımı yoğuranların işbirliği tamdır. Ne ki çıkarlar çatışınca... Malzemenin sıradan oluşuyla ilişkilerde çürüme dipten başlar.