Yapay zekâ muayene odasına girdi

Sevgili Hürriyet okurları... Bu hafta köşe konuğum medikal estetik alanında çalışan Dr. Serkan Öztürk. Kendisiyle son dönemde yapay zekânın bu alana yönelik etkisini konuştuk. Teknolojiye sırtımızı dönmenin mümkün olmadığına dikkat çeken Öztürk, teknolojiyi hekimin yerine koymanın da doğru dolmadığını vurguladı. İşte son dönemde yapay zekâ ile ilgili karşılaştıkları durumlar ve değerlendirmeleri...

Medikal estetik alanında uzun yıllardır hasta görüyorum. Yıllar içinde uygulamalar, cihazlar ve kullanılan ürünler değişti. Ancak son dönemde çok daha farklı bir değişime tanıklık ediyoruz; Yapay zekâ artık muayene odasının kapısından içeri girdi. Eskiden hastalarımız ellerinde bir fotoğrafla gelirlerdi. Bir sanatçının, bir arkadaşının ya da sosyal medyada gördükleri birinin fotoğrafını gösterip, "Ben de böyle olabilir miyim" diye sorarlardı. Bugün ise başka bir tabloyla karşılaşıyoruz. Hasta telefonunu açıyor ve "ChatGPT'ye sordum", "Yapay zekâ bana şu işlemi önerdi" ya da "Fotoğrafımı analiz ettirdim" diyerek geliyor. Bunu bir tehdit olarak görmek yerine, doğru anlamamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü teknolojiye sırtımızı dönmek mümkün olmadığı gibi, teknolojiyi hekimin yerine koymak da doğru değil.

Haberin Devamı

HEKİMİN KULLANDIĞI BİR DEĞERLENDİRME ARACI HALİNE GETİRİLMELİ

Bir yüz yalnızca bir fotoğraftan ibaret değildir. Cildin yapısı, mimiklerin hareketi, yüzün üç boyutlu anatomisi, yağ dokularının dağılımı, kemik desteği, kas aktivitesi, yaşla ortaya çıkan değişiklikler ve kişinin beklentileri birlikte değerlendirilmelidir. Bir algoritma görüntü üzerinde bazı özellikleri analiz edebilir. Ancak bunun tıbbi değerlendirme, tanı veya tedavi planı olmadığını unutmamak gerekir. Son karar hâlâ muayene eden hekime aittir. Fakat burada çok önemli bir fırsat var; yapay zekâyı hekimin alternatifi değil, hekimin kullandığı bir değerlendirme aracı haline getirmek. Biz de tam olarak bunu yapmaya çalıştık. Biyolojik Lifting yaklaşımımız için geliştirdiğimiz dijital analiz sisteminde çıkış noktamız buydu. Hazır bir yapay zekâ modeline, "İdeal yüz nasıl olmalı" demek yerine, kendi klinik yaklaşımımızı ve gerçek hasta deneyimimizi sisteme aktarmayı hedefledik. Mevcut hasta verilerimiz ve klinik gözlemlerimiz üzerinden sistemi geliştirerek, yüzün farklı bölgelerindeki değişimleri daha gerçekçi biçimde değerlendiren bir yapı oluşturduk. Buradaki amaç, kişiye ekrandan işlem reçetesi vermek değil. Amaç, kişinin yüzündeki değişimleri fark etmesine yardımcı olmak, hangi bölgelerin profesyonel değerlendirmeye ihtiyaç gösterebileceğini ortaya koymak ve ardından bu dijital analizi hekim muayenesiyle birleştirmek. Bence yapay zekânın medikal estetikte doğru kullanım noktası da tam burada başlıyor.