Sevgili Hürriyet okurları... Gebelik haberini alan bir aile için bebeğinin kalp atışını ilk kez duymak başlı başına heyecan verici bir andır. Bir ultrason kontrolünde iki ya da daha fazla bebeğin geliştiğini öğrenmek ise bu heyecana bambaşka bir boyut katar.
İkiz veya daha fazla bebeğin aynı gebelikte taşınmasına çoğul gebelik diyoruz. Bu gebelikler günümüzde hem yardımcı üreme tekniklerinin yaygınlaşması hem de anne olma yaşının ilerlemesi nedeniyle geçmiş yıllara göre daha sık karşımıza çıkıyor. Çoğul gebeliklerin önemli bir bölümü ikiz gebeliklerden oluşur. İkizler tek yumurtanın bölünmesiyle oluşabileceği gibi aynı dönemde iki farklı yumurtanın döllenmesi sonucunda da meydana gelebilir. Bu ayrım yalnızca teorik bir bilgi değildir. Bebeklerin plasentayı ve gebelik kesesini nasıl paylaştığı, gebeliğin takip şekli açısından büyük önem taşır. Özellikle ilk ultrason muayenesinde bebeklerin plasenta ve amniyon kesesi açısından durumunun belirlenmesi gerekir. İki bebeğin ayrı plasentaya ve ayrı keseye sahip olduğu gebeliklerle, aynı plasentayı paylaşan ikiz gebeliklerin riskleri birbirinden farklıdır. Aynı plasentayı paylaşan bebeklerde bazı özel komplikasyonların görülme ihtimali daha yüksek olduğu için takiplerin daha sık yapılması gerekebilir. Çoğul gebeliklerde en önemli konulardan biri erken doğum riskidir. Rahimde birden fazla bebeğin bulunması, rahim üzerindeki yükü artırır ve gebeliğin erken sonlanma ihtimali tekil gebeliklere göre daha yüksektir. Bu nedenle anne adayının erken doğum belirtileri konusunda bilgilendirilmesi ve kontrollerinin düzenli yapılması gerekir.
Haberin DevamıGELİŞİMLERİNİN NASIL İLERLEDİĞİ ÖNEMLİ
Bebeklerin gelişimi de çoğul gebeliklerde daha yakından takip edilir. Ultrason kontrollerinde her bebeğin kilosu, büyüme hızı, amniyon sıvısı ve kan akımı değerlendirilir. Özellikle aynı plasentayı paylaşan ikizlerde bebeklerin birbirlerine göre gelişimlerinin nasıl ilerlediği önemlidir. Bebeklerden birinin diğerine göre belirgin şekilde geride kalması durumunda daha sık kontroller yapılabilir. Çoğul gebeliklerde anne adayının vücudundaki değişiklikler de daha belirgin olabilir. Bulantı ve kusma, yorgunluk, bel ve sırt ağrıları, nefes darlığı ve gebeliğe bağlı kansızlık daha sık görülebilir. Anne adayının beslenme düzeni ve kilo alımı bu nedenle yakından takip edilmelidir. Burada amaç iki kişilik değil, sağlıklı ve dengeli beslenmektir. Gereksiz kalori artışından çok, yeterli protein, demir, folik asit ve diğer gerekli besin öğelerinin alınması önemlidir. Gebelik şekeri ve gebelik tansiyonu da çoğul gebeliklerde daha dikkatli takip edilmesi gereken durumlardandır. Anne adayının tansiyon ölçümleri ve gerekli kan testleri düzenli şekilde değerlendirilir. Gebelik şekeri açısından da uygun haftalarda tarama yapılır. Risk saptanması halinde takip programı anne ve bebeklerin durumuna göre yeniden düzenlenir.
Haberin Devamı'SÜREKLİ YATMAK GEREKTİĞİ' DÜŞÜNCESİ DOĞRU DEĞİL
Çoğul gebeliklerde anne adayının dinlenmesine de önem vermek gerekir. Ancak çoğul gebelik tanısı alan her kadının sürekli yatması gerektiği düşüncesi doğru değildir. Fiziksel aktivitenin miktarı ve günlük yaşam düzeni, gebeliğin özelliklerine göre belirlenmelidir. Özellikle erken doğum riski veya başka bir komplikasyon varsa hekimin önerileri doğrultusunda hareket edilmelidir. Doğum şekli konusunda da çoğul gebeliklerde tek bir doğru yoktur. Bebeklerin geliş pozisyonları, gebelik haftası, plasentanın durumu, anne ve bebeklerin sağlık durumu gibi birçok faktör değerlendirilir. Bazı ikiz gebeliklerde vajinal doğum mümkün olabilirken, bazı durumlarda sezaryen daha güvenli bir seçenek olabilir. Karar, gebeliğin son dönemindeki değerlendirmeler doğrultusunda verilmelidir. Çoğul gebeliklerin en önemli taraflarından biri de doğum sonrasının önceden planlanmasıdır. Özellikle erken doğum ihtimali nedeniyle bebeklerin yenidoğan bakımına ihtiyaç duyabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Doğumun gerçekleşeceği hastanenin yenidoğan bakım olanaklarının değerlendirilmesi, gerektiğinde anne ve bebeklerin güvenliği açısından önemli bir hazırlıktır.

2