İdrar kaçırmada pelvik taban fizyoterapisi

Sevgili Hürriyet okurları... Bugünkü köşe konuğum Pelvik Taban Fizyoterapisti Öykü Eylem Fendal. Kendisiyle idrar kaçırmada pelvik taban fizyoterapisi konusunu konuştum. İşte verdiği önemli bilgiler...

İdrar kaçırma (üriner inkontinans), birçok kişinin yaşadığı ancak çoğu zaman dile getirmekten çekindiği bir sağlık sorunudur. Günlük hayatında kahkaha atarken, merdiven çıkarken ya da ani bir hareket sırasında "acaba kaçırır mıyım" kaygısı yaşayan kişiler, zamanla sosyal hayattan uzaklaşmaya kadar giden bir süreç yaşayabilir. Özellikle kadınlarda daha sık görülen üriner inkontinans, sanıldığından çok daha yaygındır. ABD merkezli saygın bir tıp kurumu olan Mayo Clinic verilerine göre, kadınların yaklaşık yüzde 50'si hayatlarının bir döneminde bu problemle karşılaşmaktadır. İdrar kaçırmanın birçok nedeni olmakla birlikte, en sık karşılaşılan durumlardan biri pelvik taban kaslarının işlev bozukluğudur.

Haberin Devamı

PELVİK TABAN KASLARI NEDİR

Pelvik taban kasları; leğen kemiğinin tabanında yer alan ve mesane ile bağırsakları, kadınlarda rahim ve erkeklerde prostatı adeta bir hamak gibi destekleyen kas grubudur. Bu kaslar yalnızca idrar kontrolünde değil, aynı zamanda dışkılama ve cinsel sağlık açısından da önemli rol oynar. Gebelik, doğum, menopoz, fazla kilo, ağır kaldırma, duruş bozuklukları, yaşlanma, cerrahi müdahaleler ve aşırı ıkınma gibi nedenlerle bu kasların çalışma dengesi zamanla bozulabilir. Bunun sonucunda idrar kaçırma problemi ortaya çıkabilir. Günümüzde idrar kaçırma tedavisinde birçok yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemler arasında pelvik taban fizyoterapisi, giderek daha fazla tercih edilen, etkili ve bilimsel bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. Birçok vakada cerrahi müdahaleye gerek kalmadan önemli iyileşmeler sağlanabilmektedir. Gerekli durumlarda ise ameliyat öncesi ve sonrası dönemde destekleyici tedavi olarak uygulanması önerilmektedir.

Öykü Eylem Fendal

DOĞRU EGZERSİZ SEÇİMİ ÖNEMLİ

Haberin Devamı

Pelvik taban fizyoterapisi, bu kasların yeniden doğru şekilde çalışmasını hedefler. Fizyoterapistler tarafından uygulanan bu süreç, detaylı bir değerlendirme ve kişiye özel planlama gerektirir. Fark edilmesi zor bu kas grubunun doğru çalışmasını sağlamak için biofeedback, elektromüsküler stimülasyon (EMS), egzersiz programları, manuel uygulamalar ve günlük yaşam düzenlemeleri gibi çeşitli yöntemlerden yararlanılır. Pelvik taban egzersizleri denildiğinde en çok bilinen uygulamalardan biri Kegel egzersizidir. Ancak Kegel egzersizi her birey için uygun olmayabilir. Bu nedenle kişiye özel değerlendirme yapılarak egzersiz planlanması tedavinin etkinliğini artırır. Ayrıca Kegel egzersizinin doğru şekilde uygulanması büyük önem taşır. Özellikle sosyal medyada yaygın olarak önerilen, tuvalette idrarı tutup bırakma şeklindeki uygulamalar yanlıştır ve farklı sağlık sorunlarına yol açabilir. Aynı şekilde plansız ve gelişigüzel yapılan egzersizlerden de beklenen fayda sağlanamaz. Egzersizlerin, diğer fizyoterapi yöntemleriyle birlikte bütüncül bir yaklaşımla uygulanması daha kalıcı ve etkili sonuçlar sağlar. Unutulmamalıdır ki idrar kaçırma kader değildir. Bir damla bile idrar kaçırma, idrar kaçırma olarak kabul edilir ve ertelenmemesi gereken bir durumdur. Bu sorunu yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir fizyoterapiste veya ilgili sağlık profesyoneline başvurmaları, doğru tedaviye ulaşmaları açısından atılacak en önemli adımdır.