Sevgili Hürriyet okurları... Kadın bedeni bir mucizeye ev sahipliği yapar. Ama bazen bu mucize, beklediğimiz gibi bir yolda ilerlemez.
Dış gebelik, işte bu olağan dışı yollardan biridir. Adını sıkça duyarız ama ne olduğunu çoğu zaman ya bilmiyoruz ya da yanlış biliyoruz. Bu yazıda, dış gebelik konusunu korkuyla değil, bilgiyle ele almak; tanıdan sürece, duygulardan tıbba kadar bir çerçeve çizmek istiyorum. Dış gebelik, döllenmiş yumurtanın rahim dışında, en sık da fallop tüplerine yerleşmesiyle oluşur. Bu durum, normal bir gebelik gibi başlar; geciken regl, pozitif test, belki hafif bulantılar... Ancak rahmin dışında büyümeye çalışan embriyo, bulunduğu yere zarar vermeye başladığında belirtiler ağırlaşır; kasık ağrısı, lekelenme tarzı kanamalar, bazen de ani bayılmalarla seyreden tablolar... Bu yüzden erken tanı hayati önemdedir. Çünkü dış gebelik, tedavi edilmediğinde ciddi kanamalara ve hatta hayati tehlikeye yol açabilir. Ankara gibi büyükşehirlerde yaşamak, bu konuda ciddi bir avantajdır. Çünkü dış gebelik şüphesiyle başvurduğunuzda hem ultrason hem de laboratuvar altyapısıyla hızlıca tanı konabilir. Ancak önemli olan, bu belirtileri göz ardı etmeden en kısa sürede bir uzmana başvurmaktır. Çünkü dış gebelikte erken tanı, sadece hayat kurtarmaz, aynı zamanda kadının doğurganlık kapasitesini koruma şansını da artırır.
Haberin DevamıKAYGILAR OLABİLİR
Bu tanıyı almak kolay değildir. Bebeğe dair hayaller kurulmuşken, hamilelik haberini almanın sevincini yaşayamadan, bir kayıp haberiyle baş başa kalmak çok zordur. Bu yüzden dış gebelik yalnızca fiziksel değil, derin bir duygusal yaradır da. Kadınlar bu süreçte suçluluk hissedebilir, kendilerini yetersiz sanabilir. Oysa bu durumun ne sizin karakterinizle ne de kadınlığınızla ilgisi vardır. Dış gebelik, tıbbi bir durumdur ve bununla baş etmek için en çok gereken şey, kendinize karşı şefkatli olabilmektir. Bazen bu tanıdan sonra yeniden gebelik konusunda kaygılar baş gösterebilir. "Tekrarlar mı, yine olur mu, artık anne olabilir miyim" Tıp bize gösteriyor ki dış gebelik geçiren kadınların çoğu, sağlıklı gebelikler yaşayabiliyor. Çünkü bu süreç ne kadar sarsıcı olursa olsun, izlerini sevgiyle ve bilgiyle dönüştürmek mümkün.