Trump bize ne anlatıyor

Bir yazımda Trump'ı İlk Çağ ve Orta Çağın Barbar Krallarına benzetmiştim. Hiçbir diplomatik ve ahlaki kural tanımayan bir lider. Aslında diplomasi İtalyan Şehir devletleri arasında ortaya çıkmış. Savaşla çözümün pahalı olduğu yerlerde karşılıklı anlaşarak işi çözme çabası. Tabii bu durumda da gene güçlü ve zeki olan aslan payını alıyor ama can ve mal kaybı en aza iniyor.

Diplomasinin ortaya çıkması sorunların hep diplomasi ile çözüldüğü anlamına gelmiyor, diplomasi daha çok güçlülerin ve denk güçlerin fazla olduğu masalar için geçerli.

Bizim ruhumuz bile duymazken içine düştüğümüz meşhur Küba Krizi malumdur bilenler için. İki Devin kapışmasında az daha olan Küba ve Türkiye'ye olacaktı. Neyse ki iki taraf bu işin kazananının olmayacağının farkında olduğu için SSCB ve ABD anlaşma yoluna gittiler.

SSCB yıkıldığında nasıl bir dünyaya yelken açtığımızla ilgili birçok teori ortaya atıldı. S. Huntington'un Medeniyetler Çatışması tezi en gözdelerinden biri idi. Ve maalesef bu çatışmada Müslümanlar bugüne kadar kullanışlı aparatlar olmaktan öteye geçemedi.

Bilim ve irfan merkezi olan Müslüman Dünya çok uzun zamandır yok. Az buçuk irfan kalsa da bilimin pek uğramadığı ortada. Müslümanların ve Doğu'nun dünyaya hükmettiği dönem ile bugün arasında büyük bir zıtlık var.

Çin, çok uzak geçmişin ışıltılı çağına dönme sinyalleri veriyor ama onların dış dünyadan kopuklukları nerede ise 2000 yıllık bir maziye dayanıyor, bu nedenle ne yapabilecekleri ve dünyaya ne verebilecekleri meçhul. Japonların asırlarca adaya kapalı kaldıktan sonra çıktıkları ilk seferde arkalarında nasıl bir miras bıraktığı ise ortada. Bizde çok büyük bir Japon hayranlığı var ama gelin bir de bunu Asya halklarına sorun!..

Bizim Moğollar için, Batılıların Türkler için anlattıklarından çok da farklı olmayacaktır. Şeytan Amerika Japonları bir noktada terbiye etti, Almanların terbiye edildiği gibi.

Gelelim Trump'a. Trump yeni dünyaya eski nizamı getirmeye çalışan antik bir krala benziyor. Kendi güvenliği için kendi güvenlik alanını zorla inşa etmekten çekinmiyor. Bu açıdan Hitler'den bir farkı yok. Almanya, Almanya sınırlarına sığmayacak kadar büyük bir devletti Hitler için ve Lebensraum (Hayat Sahası) sayıklaması Almanya'yı ve dünyayı felakete sürüklemişti. Şu anda Trump aynı şeyi ABD için istiyor.

Venezuela olayına biraz da bu eksenden bakmak lazım. Hitler'den bile önce ABD başkanı Monreo, Amerika kıtasını Batılı Sömürgeci güçlere karşı kapatarak ABD ve kıtayı dünyanın geri kalanından izole etmişti.

Şimdi bu alanda at koşturan bir Çin'i ABD derin aklı neden kabul etsin