Rüya Hacda sükût etti -1

Şemseddin Çakır
05.07.2024
166

Bu cümle Bediüzzaman'ın Sünuhat isimli eserinde, Rüyanın Zeyli bölümündeki ilk cümlesidir.

Biz de merakımızı izale için, rüya sahibine rüyanın neden hacda sükut ettiğini soralım. Zira bu rüyanın evveliyatı da var. O kısımlarda 1918 Osmanlı'nın mağlubiyetinin resmen kabulünden sonra, bu felâketin sebepleri Üstad'a, her asrın mebuslarının bulunduğu bir meclis-i muhteşemde sorulup herbirine ayrı ayrı cevaplar verilmişti. Mesela o rüyadaki nuranî meclisten bir zat;

"Ey felâket, helâket asrının adamı, senin de reyin var, fikrini beyan et!" demiş; kendisi de, "sorun cevap vereyim" demişti. Birinci soruda;

"Bu mağlubiyetin neticesi ne olacak, galip olunsaydı ne olurdu" gibi müteakip sorular soruluyor ve Üstad da, o felâketlerin sebeplerini İslam'ın şartlarına riayet etmemek, çaresini de İslama riayet etmekle diye cevaplıyordu. Fakat sıra hacca gelince rüya bitmişti. Nedenini o da merak ediyor ve ancak bir hafta sonraki rüyada -önemine binaen olsa gerek- "hac" müstakil olarak gösteriliyordu.

Bu rüyanın hacda sükûtunun sebebi, haccın âlem-i İslam'ın içtimaî hayatına veya şahs-ı manevîsine taalluk ettiği için, felâketlerinin de o nispette büyük olduğuna işarettir.

Bediüzzaman, "...haccın ve ondaki hikmetin ihmali, musibeti değil, gadap ve kahrı celbetti. Cezası da, keffaretü'z-zünub değil, kessaretü'z-zünub oldu" diyerek felâketin boyutlarına dikkat çeker. Bunun kamu hukukunu ilgilendirdiğini de ifade etmiş oluyor. Hukuk-u ammeyi ilgilendirdiği için de, diğer şahsî ibadetlerle kıyas-ı kabil olmayan bir felâkete sebep olduğu anlaşılmış oluyor.

Şöyle devam ediyor: "Haccın bahusus tearüfle tevhid-i efkarı, teavünle teşrik-i mesaiyi tazammun eden içindeki siyaset-i Ali'ye-i İslamiye ve maslahat-ı vâsia-i içtimaiyenin ihmalidir ki, düşmana milyonlarla İslam'ı, İslam aleyhinde istihdama zemin ihzar etti." demekle, haccın, tanışarak efkar-ı ammenin birliğini ve yardımlaşarak teşrik-i mesaiyi tazammunla âlem-i İslamın âlî siyasetini ifa ettiğini belirterek bütün âlem-i İslam'ın mağduriyetini ifade eden çok büyük felâketlere sebep olduğunu anlatıyor.

Böylece haccı yasak edenlerin cinayetinin azametine dikkat çekiyor. Yani demek ki, 'hac'da, İslam'ın çok çok önemli içtimaî ve umumî bir şahs-ı manevîsi olduğu için, ihmale gelmez ve ihmali, bir asrı geçtiği halde bu günkü felâketlerin de sebebidir.