Takvimler Ramazan'ın son günlerine yaklaşırken kalplerin ritmi de değişir. Günler aynı hızla akmaya devam eder belki ama gecelerin anlamı ağırlaşır. Çünkü bu mübarek ayın içinde öyle bir gece vardır ki; zamanın içine saklanmış bir rahmet gibi, insanın kaderine dokunan bir ilahi çağrı gibidir: Kadir Gecesi.
Ramazan ayı, insanın kendisiyle konuştuğu bir mevsimdir. Gün boyunca açlıkla terbiye edilen nefis, akşamın serinliğinde bir muhasebeye oturur. Ama Ramazan'ın son on günü geldiğinde bu muhasebe daha derin bir anlam kazanır. Çünkü mümin bilir ki; belki de bin aydan daha hayırlı olan o gece yakındadır.
Kadir Gecesi yalnızca bir tarih değildir. O, insanın iç dünyasında açılan bir kapıdır. Gürültünün sustuğu, kalbin konuştuğu bir gecedir. Gökyüzünün kapıları aralanırken, insanın içindeki yüklerin de hafiflediği bir zaman dilimidir. Belki bir annenin sessiz duasında, belki bir gencin gözyaşında, belki de yıllardır kalbini yoran bir pişmanlığın samimi tövbesinde saklıdır.
Bu gece bize bir gerçeği yeniden hatırlatır: İnsan kusurludur ama umut asla bitmez.
Hayatın içinde bazen kırılırız, bazen kırarız. Bazen bir söz kalbimizde iz bırakır, bazen de söyleyemediğimiz sözler içimizi yakar. Kadir Gecesi işte tam da bu yüzden kıymetlidir. Çünkü o gece, insanın Rabbine en çıplak haliyle dönebildiği gecedir. Maskelerin düştüğü, unvanların anlamını yitirdiği, kalbin olduğu gibi konuştuğu bir gecedir.
Belki de bu yüzden bu geceyi sadece uzun dualarla değil, derin bir fark edişle karşılamak gerekir.
Bir düşünmekle…
Bir affetmekle…
Bir gönül almakla…
Bir yetimin başını okşamakla…
Çünkü bazen bir kalbi onarmak da bir ibadet kadar değerlidir.
Bugünün dünyasında insanın kalbi her zamankinden daha yorgun. Gürültü çok, telaş çok, kırgınlık çok. Ama Kadir Gecesi bize şunu fısıldar: En karanlık anlarda bile rahmet kapısı kapanmaz.

3