"Protestan ahlakı" ve Batı Şeria'daki yerleşimci terörü

Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul, geçen hafta yayımlanan bir konuşmasında Almanya'nın Batı Şeria'daki İsrailli yerleşimcilere yönelik yaptırımları artırmakla ilgili bir planlarının olmadığı söyledi. Haber kanalları bu açıklamanın "altı Batılı ülkenin Filistinlilere yönelik şiddet olaylarının ardından belirli yerleşimci gruplara yeni yaptırımlar duyurmasının ardından geldiğini" ilave etti. Ben de konunun yanlış anlaşılmaması için yaptırımın sadece yerleşimci gruplarla ilgili olduğunu ekleyeyim. Çünkü bizde hâlâ yerleşimcilik kavramı üzerinde tam bir mutabakat yoktur. Hâlbuki yerleşimciler Siyonizm'in en aşırı ucunu temsil eden gruplardır. Aslında ne metinde geçen "altı Batılı ülke"nin ne de Almanya'nın İsrail'le ilgili herhangi bir yaptırım kararı vardır. "Altı Batılı ülke" sadece Batı Şeria'da yerleşimci gruplarla ilgili bir yaptırım kararı almış. Üstelik bu karar da "belirli yerleşimci gruplarla" sınırlıdır. Yani "altı Batılı ülke" Batı Şeria'da Siyonist yerleşimcilerin tamamını ilgilendiren bir karar da almamış. Fakat Alman Dışişleri Bakanı daha da ileriye giderek şiddet ve terör eylemlerinin en uç gruplarıyla ilgili dahi herhangi bir yaptırım kararı almayı düşünmediklerini söylüyor. Bunun anlamı çok açıktır. Almanya, İsrail'in ve Siyonizm'in yerleşimci yayılmacılığını açıkça desteklemekte ve teşvik etmektedir. Teşvik kavramını da bilerek kullandım. Alman sermayesi ve şirketleri yerleşimci yayılmacı sisteminde yer alıyor.

Okurlarımızın Siyonist yerleşimcilerle ilgili gelişmelerden haberdar olduklarına inanıyorum. Bu yöndeki haberleri Yeni Şafak'tan da takip edebiliyoruz. Ben de bana ayrılan köşede özellikle Batı Şeria'da Siyonistlerin yayılmacı saldırganlıklarını analiz etmeye gayret ediyorum. Bu çerçevede yerleşimci kolonyalizmle ilgili temel kavramları işlemeye ve tartışmaya çalışıyorum. Çünkü Siyonizm'i analiz etmek oldukça önemlidir. Yerleşimci gruplar İsrail'de dahi en aşırı uçta yer almaktadır. İdeolojik olarak da yerleşimcilerin Siyonizm'i temsil değeri çok yüksektir. Bu açıdan Batı Şeria'daki gelişmelerle çok daha yakından ilgilenmek gerekiyor. Siyonistlerin Batı Şeria'daki yerleşimci yayılmacılığı bütün boyutlarıyla dünyaya tekrar tekrar anlatılmalı. Almanya'nın da bütün dünya ile savaşa tutuşmak istemeyeceğini zannediyorum. Trump, daha önce Netanyahu'ya bütün dünya ile kavga edemezsin demişti. Trump'ın bu sözü ABD'ye söylediğini düşünmüştüm. Almanlar Siyonizm'e verilen sonsuz desteği gözlerden kaçırıyor. Onlar Yahudi gücüne teslim oldukları yönündeki algının arkasına saklandılar. Fakat soykırıma çok hevesli olduklarını tekrar gösterdiler. Bunu Alman Dışişleri bakanının ağzından duymuş olduk. En aşırı uçta yer alan yerleşimci kolonyalist gruplardan bazılarına dahi yaptırım uygulamak istememeleri, yayılmacılığın devamından yana olduklarını gösterir. Bu da Filistinlilerin, binlerce yıldır yaşadıkları topraklardan temizlenmesi anlamına gelir. Filistin'in tarihî topraklarını etnik unsurlarından arındırarak yerleşimcilere gruplara açıyorlar. Etnik temizlik tam olarak budur.