7 Ekim'den sonra İsrail'in Filistinlilere reva gördüğü ve insanlık suçu kapsamına giren saldırılar, genellikle, Hitler Almanya'sının Yahudilere reva gördüğü saldırılarla eşleştirildi. Bunun sonucu olarak Hitler ile Netanyahu arasında benzerlik ilişkisi kuruldu. Bu, duygusal bir tepkinin yansımasıydı. Çünkü Netanyahu ve çevresi ırkçı politikaları ile Almanların kültür kavramına daha yakın durduklarını gösterdi. Fakat bu benzetmenin Filistin meselesini kavramak açısından yanıltıcı olduğu da ortadaydı. İlmî bir tahlil neticesinde benzerlik ve farklılıklar ortaya konulabilir. Buna karşın İsrail'in Filistin'deki varlığı ve faaliyetleri neredeyse birebir Anglosakson kolonyalizminin kopyasıydı. İsraillilerin çoğunluğu tarafından benimsenen Siyonizm de kolonyal bir ideoloji olarak Anglosakson kimliği ile öne çıkmaktaydı. Bu niteliklerin göz ardı edilmesi şaşırtıcıdır. İngiltere ve ABD İsrail'i herhangi bir ülkeden çok daha fazla destekledi. Artık bu üç ülke birbirinden ayırt edilemeyecek kadar bütündür. Bu açıdan bazı Avrupa devletlerinin, özellikle Netanyahu ve çevresinin soykırım suçları uluslararası kurumlar tarafından tespit edildikten sonra Filistin'e yakın durmak bakımından daha cesur adımlar atmaları oldukça önemlidir. Bu iki farklı desteğin bir ayrışma veya karşıtlık özelliği taşıyıp taşımadığını zaman gösterecek. Fakat sadece bu ayrışma bile İsrail'in kolonyalist yayılmacılığı ile Anglosakson kolonyalist yayılmacılığı arasındaki bağlantı ve benzerliklere odaklanmamız için yeterlidir. Nazi Almanya'sının Yahudiler karşısındaki pozisyonunu değerlendirmek ayrı bir bahis ve bu pozisyonun İsrail'in kuruluş dönemine etkisi bilinmeyen bir durum değil. Fakat Siyonistleri anlamak için İngiltere ve ABD tarihine bakmak gerekir. Üstelik Anglosaksonların kolonyalist yayılmacılık tarihi Filistinlilerin tekil bir örnek olmadığını da gösterir. Ne yazık ki geçen yüzyılda fikir hayatımız İngiltere ve ABD kaynaklarından tek yönlü beslendi. Türkiye'de Anglosakson merkezli ideolojik bakış oluşup kök saldı. Bu da körleşmeye sebep oldu. Daha 7 Ekim öncesine kadar İngilizler ve Latinler kolonyalist yayılmacılık açısından kıyaslanır ve Anglosaksonların "medenîliği" vurgulanırdı. Latinlerin daha vahşi bir politika takip ettiği üzerinde durulurken İngilizlerin farklı coğrafyalardaki yerlileri kendilerine hayran bıraktığı ifade edilirdi. Hatta ülkemizde de meşhur kimi iktisatçılar daha ileri giderek İngiltere'nin kolonyal "başarısı" üzerinde dururken "kurumsal kapsayıcılık" gibi ırkçı kavramları gündeme getirirdi. Bunların herhangi bir eleştiriye tabi tutulmaması şaşırtıcı. Peki, İngiltere ve Anglosaksonlar söz konusu olduğunda niçin entelektüel körlük belirginleşiyor. Bunun sebebi ve kapsamı üzerinde durmak artık hayatî bir meseledir. Bu, tarihî derinliği olan bir körleşme midir yoksa bugünkü körleşmeyi belirleyen dönemsel ilişkiler midir Bugün Almanya
BAE ve İsrail'in altemperyal hırsları
29-12-2025
14
Batı'nın ölümcül kimlikleri
25-12-2025
23
"Kusursuz tahrik" yönteminin kusurları
22-12-2025
25
Siyonistlerin "kusursuz tahrik" yöntemi
18-12-2025
33
Filistinliler bağımsızlık fikrine yeniden hayat verdi
28-08-2025
256
Yeni emperyalizmi anlamak için İsrail'e bakmak gerekir
04-01-2024
222
Filistin'de silahtan sonra açlık ve hastalık
01-02-2024
203
