Geçen hafta İrlanda Başbakanı Leo Varadkar, ortada ciddî bir sebep yokken görevini bıraktığını açıkladı. Leo Varadkar'ın bu beklenmedik kararı neredeyse bütün dünyada şaşkınlık yarattı. Bu sebeple basın açıklamasından hemen sonra Varadkar'ın ABD başkanı Joe Biden'ın Beyaz Saray'da Aziz Patrick Günü için verdiği davette yaptığı konuşma gündeme geldi. İrlanda Başbakanı ABD Başkanı Biden'a İrlanda'nın Gazze'de yaşananlarla ilgili tutumuna açıklık getirmek için "Filistinlilerin gözünde tarihimizi görüyoruz; yerlerinden edilmesi, mülklerinin ellerinden alınması, ulusal kimliklerinin kabul edilmemesi, zorunlu göç, ayrımcılık ve açlığın hikâyesi..." demişti. Varadkar'a göre bugün Gazze'de olanlar, İrlandalılara geçmişlerini hatırlatmakta ve bu, onların Filistinlilerle duygudaşlık kurmalarına sebep olmaktadır. Gazze halkı İrlandalıların yaşadıklarına benzer acılar çekmektedir. Filistin de İrlanda gibi kolonize edilmektedir. Leo Varadkar'ın sözlerini Güney Afrikalıların Filistinlileri desteklemek için yaptığı çıkıştan hatırlıyoruz. Güney Afrika da uzunca bir süre İngiliz müstemlekesiydi. Onlar da İrlandalılar gibi Filistinlilerin gözlerinde kendi tarihlerini görmüşlerdi. Hadiseleri bilmeyenler için Güney Afrika Cumhuriyeti'nin İngiltere'nin kolonisi olduğu dönemlere ait çok kısa bilgiler vermiştik. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ABD ve İsrail de bu İngiliz kolonisinde Anglosaksonların üstünlüğüne dayanan apartheid rejimine destek vermişti. Afrikalılar ırk ayrımının bütün dehşetini yaşadılar. Hadiseleri daha içeriden görmek isteyenlere "İmam'ın Öldürülüşü" ve "Barbarları Beklemek" adlı romanları önerebilirim. Filistin'in kolonizasyonuyla ilgili kitap ve filmler de aradaki benzerlikleri anlaşılır kılabilir. Fakat sıra İrlandalıların tarihine geldiğinde kolonizasyon dönemlerinin başlarına gitmek gerektiği ortaya çıkar. Bu da aradaki benzerlikleri anlama sürecini biraz daha zorlaştırır. Hâlbuki James Joyce'un "Ulysses" gibi devasa romanı dahi bu gözle okunabilirdi. Fakat bugün postkolonyal eleştirinin en güçlü eserleri arasında kabul edilen "Ulysses" gibi bir kitabın bile Türkiye'de İngilizcenin üstünlüğü kanıtlamak için okunduğunu düşündüğümüzde İrlandalıların geçmişini Filistinlilerin gözlerinde yakalamak en azından bizim için zordur. Zaten Varadkar'ın Biden'e söylediği sözler üzerinde duran da olmadı. Belki patates kıtlığından kaynaklanan kitlesel ölümler gündeme geldiğinde benzerlikler üzerinde durulabilirdi fakat bütün dehşetine rağmen bu da tekil bir olaya indirgendi. James Joyce'un "Ulysses"i yazdığı dönemden yüzyıl sonra İngiltere'nin ve elbette ABD'nin tutumunda ciddî bir değişiklik olmadığı çok açıktır. Varadkar'ın Filistinlilerin gözlerinde kendi tarihlerini gördüklerini söyledikten hemen sonra görevden ayrılması bunu gösteriyor. Artık bir gerçeği bütün açıklığı ile ortaya koymak gerekiyor. İngiltere ve ABD bütün dünyayı
BAE ve İsrail'in altemperyal hırsları
29-12-2025
14
Batı'nın ölümcül kimlikleri
25-12-2025
22
"Kusursuz tahrik" yönteminin kusurları
22-12-2025
25
Siyonistlerin "kusursuz tahrik" yöntemi
18-12-2025
33
Filistinliler bağımsızlık fikrine yeniden hayat verdi
28-08-2025
255
Yeni emperyalizmi anlamak için İsrail'e bakmak gerekir
04-01-2024
222
Filistin'de silahtan sonra açlık ve hastalık
01-02-2024
202
