ABD ve İsrail'in İran'a yönelik haksız ve hukuksuz saldırılarından sonra İsrail'i her halükârda destekleyen ülkelerin kendi aralarındaki farklılıklar biraz daha gün yüzüne çıkmaya başladı. Bu farklılaşmaların ayrışma ya da çatışma gibi daha ileri bir aşamayı işaret edip etmediği hususunda iddialı yorumlardan kaçınmalıyız ama mevcut durumu da iyice belirginleştire-biliriz. Bu çerçevede ABD, İngiltere ve Almanya'nın Siyonizm'le ve İsrail'le ilişkisini alıştığımız bağlamların dışına taşımak gerekiyor.
Birçok defa ifade ettiğimiz gibi ABD, İngiltere ve Almanya'nın Yahudi gücüne boyun eğdiğini ve bu ülkeleri İsrail'in yönettiğini düşünmek yanlış sonuçlara yol açacaktır. Bu ülkelerin Siyonizm'le ve İsrail'le ilişkisini asıl bağlamında analiz etmek ve doğru tanımlamak son derece önemlidir. Şunu da ilave edelim ki bu, basit ve sıradan bir sorun değildir. Üstelik belirli bir zamanla ve mekânla da sınırlı değildir. Örneğin Siyonizm'i ve İsrail'i bir sorun olarak Filistin'le ve Filistinlilerle sınırlandırmanın geçmişten bu tarafa çok önemli değerlendirme yanlışlarına yol açtığını hepimiz gördük. Siyonist yerleşimcilerin Güney Kıbrıs Rum yönetimi ile yakın ilişkileri ve adanın tamamına yönelik kolonici yaklaşımlar işaret etmeye çalıştığımız yanlışlara sarsıcı bir örnektir. Siyonistlerin Kıbrıs adasının farklı bölgelerinde kurduğu yerleşimler geleceğe dair çok şey söyler. Dolayısıyla İran'a yönelik saldırılardan sonraki gelişmeleri hem ideolojik farklılaşma hem de ABD, İngiltere ve Almanya'nın kendi aralarındaki sorunlar bağlamında yeniden ele
almak gerekiyor.
Önceki yazılarda göstermeye çalıştığımız gibi Almanya ve İngiltere, Siyonizm'i benimsek ve İsrail'i desteklemek bakımından çok daha ileri adımlar atıyor. Son yazıda Almanya'nın Batı Şeria'da yerleşimci terör gruplarını dahi desteklemekten vazgeçmediklerini kayda geçirmiştik. Yazıda özellikle Siyonist yerleşimci terör gruplarının üzerinde durmuştuk. Hatta Türkiye'de belirli çevrelerin yerleşimci kavramına karşı anlamsız bir tutum takındığını da tekrar vurgulamıştık. Almanya'nın İsrail'i ve Siyonizm'i desteklemesiyle Batı Şeria'da yerleşimci terör gruplarını desteklemesi aynı şey değildir. Almanya doğrudan yerleşimci terör gruplarını destekliyor.
İngiltere'de ise Filistin'i destekleyenlerin eylemleri artık kanunen suç sayılmaktadır. Kişisel olarak İngiltere'nin kamusal alanlarda meşru eylemleri kanunen yasaklamasını demokrasi ve liberalizm açısından değerlendirmenin yanlış olduğunu düşünüyorum. Çünkü böyle bir karşılaştırma İngilizlerin çifte standardı gibi anlamlı olmayan bir yaklaşım biçimine kapı aralıyor. İngiltere'nin bu türden yasak koyma alışkanlığı geçmişin mirasıdır. Bugünkü İngiltere, işte bu kolonyal mirası hayata geçiriyor.
Ne İngiltere'de ne de Almanya'da Siyonist İsrail'e verilen destek bakımından çok kapsamlı bir sorgulama vardır. Her iki devlet soykırımın devamından yanadır ve İsrail'in yayılmacı saldırganlığını desteklemektedirler.
İngiltere ve Almanya'nın katı tutumuna karşın ABD'de ideolojik olarak Siyonizm'le alakalı birtakım soru işaretlerinin oluştuğunu söyleyebiliriz. Amerikalılar da İsrail'i her açıdan desteklemeye devam ediyor fakat kolonyal bir ideoloji olarak Siyonizm'e yönelik eleştirilerin artış göstermesi, Siyonist Amerikalılar tarafından tepkiyle karşılanıyor. Tepki gösterenlerden biri ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'dir. Huckabee ABD'nin İran'la anlaşmaya vardığını ilan etmesinden sonra "İsrail olmasaydı ABD de olmazdı. Varlığımızı, bu topraklarda yaşananlara borçluyuz." diyerek Trump'a cevap vermiş. Huckabee bir televizyon kanalına verdiği röportajda "görevinin yalnızca İsrail'de ABD'yi temsil etmek olmadığını, aynı zamanda ABD'lilere İsrail'in ülkeleri için ne kadar önemli olduğunu anlatmak olduğunu" savunmuş. Dikkatli okuyucularımız Huckabee'nin olmasaydı dediği İsrail'in bugünkü İsrail olmadığını hemen fark edecektir. Zaten devamında "bu topraklarda yaşananlara" derken de Siyonist tarih anlatısına atıf yapıyor. İsrail'in ABD için önemini Amerikalılara anlatmayı bir görev olarak tanımlarken ise bugünkü İsrail'i kastediyor. Bu sözlerde ifadesini bulan şey, İsrail'in ABD'yi yönetmesi değildir. Huckabee, aslında Amerika'yı var eden ideolojinin Siyo nizm olduğunu ve bu düşünceye sırt çevirdikleri takdirde ABD'nin varlığının tehlikeye gireceğini söylüyor. Yani esas olarak Siyonizm'i vurguluyor.

12