Her Şey Olduk Ama İnsan Olamadık

İstisnalar insanlık için bir dua, bir rahmettir. Selam olsun onlara...

Arı, arılığını yapıyor ama insan, insanlığını yapamıyor. Her şey olduk ama insan olamadık.

Asfalt yollarda yürüdük ama düşüncelerimizdeki mıcırları, köşeli taşları temizleyemedik. Çatal-bıçak kullanmayı öğrendik fakat çatal dilli olmayı bırakmadık. Peçete kullandık, ne yazık ki dilimizi yalandan temizleyemedik. Asgari ücrete zam istedik; keşke insanlığımız bari asgari düzeyde olsaydı.

Modaya, lezzete, lükse koştuk; hesapsız harcadık. Hakikatlere ve güzelliklere ise ayağımız da yüreğimiz de hiç gitmedi. Düşünmek, akletmek, öğrenmek hep tatile çıkarıldı.

LED ışıklarla mekânlarımızı aydınlattık ama bir babanın - ananın gözlerindeki sevinç parıltısından mahrum kaldık.

Allah'tan yağmur bekledik; rahmet gelsin diye ellerimizi açtık. Fakat bize hayatın gayesini öğretecek ulvi bilgileri öğrenmek için, rahmet yağmurlarına el açar gibi, aynı arzuyu yana yakıla gösteremedik.

Artık sokaklarda değil, evlerimizde akan sularımız var. Ne var ki her an çeşme gibi akan sularımıza karşılık, şükrümüzün ve kanaatimizin muslukları kesik.

Uzaya uydular gönderdik. Karada gemileri yürütenlerin torunları olarak birbirimize kalpten kalbe muhabbet, anlayış ve sevgi gönderemedik. Hem de uzakta olsak bile... Oysa sevgi mesafe tanımaz; en uzak noktalara bile ulaşır. İşte biz, bunu yürütemedik.

En güzel otobüsleri yaptık. Ama insanları işlerine, sevdiklerine ve evlerine zamanında ulaştırmak için gereken ciddiyeti, ilgiyi ve anlayışı gösteremedik. Denizde vapurları yürüttük. Fakat çörün, çöpün, plastiğin, lağımın hayasızca denize yürümesine engel olamadık.

Ağaçlar diktik, bostanlar yaptık; çitle, çubukla uğraştık. Fakat toprağı, üzerine atılan çöplerle ve vahşi depolamayla boynu bükük bıraktık.