Düşünce cimriliği

Kötülük çok pahalıdır. Kötü düşünce insanı gerer, kasılmalara yol açar ve sinirleri tahrip eder; adeta insanın içine pimi çekilmiş bir bomba bırakır. İnsanı bu kadar ağır bir yüke sevk eden şeytana itaat edilir de insanı huzura davet eden, ona dinginlik veren ve bu huzurun neticesinde cenneti bahşedip ikram eden Allah'a itaat edilmez mi Ne yazık ki kötülüğü emreden şeytana boyun eğilirken; güzelliği ve hayrı emreden Allah'ın cennetinden ve rahmetinden sırt çevriliyor.

Düşünmek lazım; hem de güzel güzel düşünmek lazım. Gerçek anlamda insan olmak, güzel düşüncelerin tatlı bir meyvesi hâline gelmek lazım. Düşünmek lazım... Hiçbir masrafı olmayan, bedava ve ucuz olan o güzel şeyleri düşünmek lazım.

İnsan, aklının elini düşünceye uzatmıyor. Adeta düşünce cimriliği yapıyor. Hâlbuki belki de cimriliklerin en büyüğü budur. Çünkü mal cimriliği bir insanı mahkum eder; düşünce cimriliği ise aileyi, cemiyeti, hatta insanlığı mahkum bırakır ve felakete götürür.

Bugün aile hayatından cemiyet hayatına kadar yaşadığımız nice problemlerin arkasında, çoğu zaman düşüncesizlik vardır. İnsan, giyeceği kıyafeti seçerken saatler harcıyor; yiyeceğine dikkat ediyor; daha fazla kazanabilmek için araştırmalar yapıyor. Fakat aynı özeni aklını kullanmaya, hakikati araştırmaya ve tefekkür etmeye göstermiyor.

Kur'ân-ı Hakîm bunun için defalarca insanı ikaz ediyor: "Hâlâ akletmiyor musunuz", "Hiç düşünmüyor musunuz", "İbret almıyor musunuz" Bu tekrarlar, düşünmenin insan için ne kadar hayatî olduğunu gösteriyor.

Düşünmek, sadece düşünen insanı güzelleştirmez. Onun meyveleri aile hayatında görünür, komşulukta hissedilir, ticarette güven olarak ortaya çıkar, cemiyette adalet ve merhamet olarak yeşerir. Çünkü hakikati düşünen insan, ne dünya hayatını ne de ebedî hayatını arızalandıracak işlere kolay kolay yönelmez.

Belki de okulların girişine büyük harflerle şu levha asılmalıdır:

"Lütfen düşününüz ki hayat güzelleşsin."

Hatta yalnız okullara değil; evlerin kapılarına, apartman girişlerine, iş yerlerine, alışveriş merkezlerine ve meydanlara...

"Düşünün ki hayat güzelleşsin."

Çünkü güzel hayat, güzel düşüncenin meyvesidir.

Düşüncesizliğin faturası ise insanlık tarihi boyunca çok ağır olmuştur. Bir zamanlar Amerika'da siyahiler sırf ten renkleri sebebiyle otobüslerde en temel haklarından mahrum bırakıldı. Japonya'da insanlığın hizmetinde olması gereken ilim, atom bombasına dönüştürülerek yüz binlerce masumun üzerine yağdırıldı. Bilim vardı, siyaset vardı, teknoloji vardı; fakat vicdanla birleşmiş hakikatli düşünce yoktu.