Vitamin almaya mecbur değilsiniz

Yiyeceklerde artık vitamin kalmadığı, sağlıklı yaşamak için sürekli takviye kullanmak gerektiği yönündeki yaygın inanışlar günden güne artıyor. Ancak doğru pişirme yöntemleri ve doğal besin tercihleri, birçok takviyeden daha güçlü etki sağlar

Son yıllarda toplumsal olarak yaşanan "Yiyecekler yeterli vitamin içermiyor ve pestisit dolu!" korkusu aslında gıdaya güvenin sarsıldığının açık göstergesi. Ülkemizde iyi tarım aslında yasalarla güvence altına alınmış olsa da denetimden kaçan istisnalar, hepimizde bir gıda güvence sorunu konusunda huzursuzluk yaratmakta. Ayrıca iklim değişikliği ve çevre kirliliğinin getirdiği hayvancılık sektöründe enfeksiyon hastalıklarının yaygınlaşması ve tarım arazilerindeki toprak verimindeki azalmaya bağlı değişimler, yediklerimizdeki besleyici içeriğinin azalmasına neden olabilmekte. Ancak bu değişim sosyal medya mecralarında bahsedilen "Doğal besinlerde artık vitamin mineral yok" algısı gibi derin değildir.
Bu değişimler çinko ve bazı minerallerin yüzde 1-3 oranında azalmasıyla gözlenen, şu an sağlık açısından risk yaratmayan ancak çevresel yapılanma ve tarım arazilerinde doğru üretim sağlanmadığında şiddeti derinleşecek önemli konudur diyebilirim.

PESTİSİTTEN ARINMAK MÜMKÜN
Pestisitler ayrı bir sorun olsa da doğru ilaçlama ve/veya pestisitsiz üretim ülkemizde elbette vardır. İyi undan ekmek yapan, ekşi mayayı 24 saat fermente eden, organik ve geleneksel tarım ürünleri üreten, ekolojik sebze ve meyve eken, antibiyotiksiz hayvan üretimi açıkçası oldukça fazla üreticiyle bizlerin iyi beslenmesine katkı sağlamaktadır. Diğer bir yandan pestisit endişesini ortadan kaldırmak için ise taze sebze ve meyveleri 1 litre suya 5 yemek kaşığı karbonatlı suda bekletip durulamak yüzde 85'e kadar pestisitten arınmaya katkı sağlamaktadır. Buna ek olarak mutfağımızda pişirme, saklama ve depolamada dikkat etmemiz gereken kurallara uyarsak aslında çok besleyici değeri yüksek yiyecek yeme olanağı da sağlarız.


YİYECEKLER TAKVİYELERDEN DAHA BESLEYİCİ
Doğru besin tüketin, gereksiz takviye alımından uzak durun. İşte yeni araştırmalardan elde ettiğim ve neredeyse 31 yıldır savunduğum değişmeyen doğrular...
- Sabah aç karnına kahve içmek bel bölgesi yağlanması asla yapmaz. Tam tersine vücudun metabolik hızını artırır, enerjinizi yükseltir, dikkatinizi daha iyi odaklar. Egzersizden 20-30 dakika önce içilen kahve yağ yakımını destekler.
- Süt sağlıklı ve doğal besindir. İnsanlar yaşam boyu süt içebilir. Yapılan araştırmalar süt içmenin kemik mineral yoğunluğunu arttırdığını, hipertansiyonda kan basıncını düşürebildiğini, kolon kanserine karşı koruyucu olabildiğini, kalp sağlığını koruduğunu gösteriyor. Ancak aşırı süt süt tüketimi değil günde 1 bardak inek, keçi, manda vb süt 8 gr protein garantörüdür.
- Sabah aç karnına limonlu su kilo verdirmez, yağ yakmaz. Ancak müthiş bir detoks sağlar. Mide problemi, reflünüz yoksa güne büyük bardak ılık suya biraz taze limon sıkarak başlamak toksin atımını hızlandırır. Limonlu su ödeme en iyi gelen doğal içecektir.
- Glutensiz beslenmek demek çok dikkat ediyorum sağlıklı besleniyorum demek değildir. Gluten içeren tam tahıllar oldukça sağlıklı besinlerdir. Prebiyotik, diyet lifi, bitkisel demir, magnezyum, selenyum, bakır, çinko, B1, B3, B9 ve E vitaminleri, lignanlar içerir. Yaşamın hiçbir döneminde glutensiz beslenmenin hiçbir faydası bulunmamaktadır.

- Glutensiz beslenmek demek çok dikkat ediyorum sağlıklı besleniyorum demek değildir. Gluten içeren tam tahıllar oldukça sağlıklı besinlerdir. Prebiyotik, diyet lifi, bitkisel demir, magnezyum, selenyum, bakır, çinko, B1, B3, B9 ve E vitaminleri, lignanlar içerir. Yaşamın hiçbir döneminde glutensiz beslenmenin hiçbir faydası bulunmamaktadır.
- Sağlıklı beslenirken doğru formüle edilmiş, beslenmenin yerine değil destekleyen içerikte, yaş, cinsiyet, fizyolojik durum, aktivite yoğunluğuna göre segmente edilmiş multivitamin kullanmak iki yıllık süreç içerisinde biyolojik yaşlanmayı dört ay yavaşlatma etkisi sağlar. takviyecilik değil. Beslenme yanında doğru multivitamin desteği DNA metilasyonunu düzenler, hücresel sağlığı iyileştirir.
- Kalsiyum, D vitamini ve kombine takviyeler yaşlı bireylerde kalça kırıklarını, düşme ile herhangi bir kırığı önlememektedir. Gelişigüzel kalsiyum desteği almak yaşlı bireyler için anlamlı değildir. Süt ürünlerini tüketmek, yeşil yapraklı sebzeleri yemek, kuruyemişlerden zengin beslenmek, egzersiz yapmak ve güneş ışığından faydalanmak çok daha önemlidir kırıklardan korunmak için.
- Yaşlı bireylere balık yağı şeklinde omega3 takviyesi vermek yaşlı bireylerde demansın başlangıcını büyük ölçüde hızlandırabileceğini gösteren yeni çalışmalar gelişigüzel omega3 desteğinin yaşlılarda bilişsel sağlık için risk faydasızdır anlamına gelmiyor. Belirli bir yaş grubunda risk olabildiğini açıklıyor.

- Yine gereksiz balık yağı takviyelerini özellikle kardiyovasküler hastalığı olmayan kişilerde kullanımının daha yüksek atriyal fibrilasyon riski ile bağlantılı olduğunu gösteren çalışmalar yepyeni bir bakış açısının doğmasına olanak sağlamaktadır. Takviye yerine balık, yumurta, ceviz, keten tohumu, yeşil yapraklı sebzeler yiyerek sağlamak bahsi geçen risklerden uzaklaşmayı sağlar. Ne varsa doğal besinlerde var takviyelerde değil.
- Proteinlerden yetersiz beslendiğinizde tiroit fonksiyonlarınız da bozulur. Protein sadece kas için değil tiroit sağlığı için de önemlidir. Özellikle tirozin yetersiz alınırsa TSH üretimi olamamaktadır. Yetersiz protein ile beslenme T4'ün T3' e dönüşmesini bozar. Daha da önemlisi protein az ise beslenmede TSH hormonunun dokulara taşınması da olmaz. Hayvansal ve bitkisel protein içeren yeterli protein ihtiyacı sağlayan beslenmeye odaklanın, tiroit sağlığınızı koruyun.
- Vücudumuzda magnezyum eksikliği yaygın görülen bir durum değildir. Kandaki normal magnezyum düzeyi diyet ile alımın yeterli olduğunun da göstergesidir. Magnezyumu yoğurt gibi süt ürünlerinden, yeşil yapraklı sebzelerden, baklagillerden, fındıklardan, tohumlardan, yağlı balıklardan ve avokadolardan elde edebilirsiniz.