Kas yapayım derken kısır kalabilirsiniz

Daha kaslı bir vücuda sahip olmak için kullanılan testosteron iğneleri, sağlığı ciddi şekilde tehdit ediyor. Kas gelişimini hızlandırmak amacıyla alınan bu hormon, sperm üretimini durdurarak kısırlığa yol açabiliyor. Ayrıca kalp krizi, yüksek tansiyon ve saç dökülmesi gibi pek çok riski de beraberinde getiriyor

Spor salonlarında kas kütlesi arttırmak için kür halinde testosteron enjeksiyon kullanımı oldukça yaygın. Genelde yarışma süresinde ve daha kaslı bir vücut için kullanıldığını da hepimiz biliyoruz. Ve aslında hekim kontrolünde Testosteron Replasman Tedavisi olarak tıbbi eksiklik seviyelerini normal sınırlara getirmek için kullanılan bu hormon tedavisidir. Son yıllarda farklı formlarda; jel, krem, bant ve implant şeklinde testosteron kullanımı olduğu da bir gerçek. Peki spor yaparken kas kütlemizi arttırmak için testosteron kullanmalı mıyız Bu sorunun bilimsel yanıtı kesinlikle hayır.
Öncelikle testosteron eksikliği olmadan hormon olarak dışarından alındığında beyin yeterince hormon var diye düşünüyor ve sperm üretimimi durdurayım diyor. Testisler küçülüyor ve zamanla hızlıca sperm sayısı sıfırlanıyor. Bu sebeple normal testosteron düzeyine sahip bir erkek kas kütlesini arttırmak için kullandığı bu hormonun yan etkisi olarak testis küçülmesi ve sperm üretiminde sıfırlanma yaşarken hormonu bıraktığında çoğu zaman testisler eski volümüne yıllar sonra dönebiliyor. Bu nedenle kısırlığa sebep olabilen gereksiz testosteron kullanımından uzak durmanız oldukça önemli diyebilirim.

Kas kütlesini arttırmak amaçlı kullanılan testosteron enjeksiyonu sadece testisler üzerinde yan etki yaratmıyor. Jinekomasti yani meme büyümesi, kan koyulaşması, akne, saç dökülmesi, ruh halinde olumsuz değişiklikler, HDL kolesterol azalma, kalp kasında kalınlaşma, bu kalınlaşmaya bağlı pıhtı ve kalp krizi riski oluşması, tansiyonda artış da yan etki olarak görülüyor. Aslında steroid hormon sentezini arttırmaya yardımcı besinler mevcuttur. Testosteron destekleyen D vitamini, omega 3 yağ asitleri, çinko ve magnezyum destekli beslenmeye dikkat ederek yeterli protein alımına odaklanmak kas dokunuzun artmasını sağlayacaktır.
Tam yağlı süt ve süt ürünleri, tam tahıllar, yağlı balıklar, yumurta, yağsız kırmızı et, derisiz tavuk ve hindi eti, yeşil yapraklı sebzeler ve kuruyemişlerden dengeli beslenmek testosteron destekleyicidir. Ancak şunu asla unutmamak gerekiyor; yağı azaltılmış ve yağsız bir diyet erkeklerde testosteron düşüklüğü için en ciddi risk yaratan beslenme şeklidir.
Testosteron düzeyini arttırmak için beslenmeye ek olarak obeziteniz varsa mutlaka zayıflamalı, egzersiz yapmıyorsanız haftada en az 3 kere olmak kaydıyla aerobik egzersizleri eklemeli, yeterli uyumalı ve stresten uzak durmalısınız.


SİNDİRİMİ HIZLANDIRMAK İÇİN 5 HAP BİLGİ

İngiliz Diyetisyenler Birliği 2025 yılında yetişkinlerde sindirim sistemini çalıştıran beslenme tedavisine yönelik ilk kanıta dayalı rehberini yayınlamıştı. Son olarak Amerikan Beslenme ve Diyetetik Akademisi 'de bağırsak hareketlerini doğal yollardan arttırmanın pratik yollarını paylaştı. İşte 5 maddede sizi kabızlıktan koruyacak daha rahat sindirime kavuşturacak beslenme bilgisi geliyor.

KİVİ: Yapılan çalışmalar olgun kivi tüketiminin dışkılama sıklığını arttırabildiğini gösteriyor. Günde 2 adet kiviyi bol su ile yemek sindirim sisteminin hareketlenmesine birebir. Özellikle ilk 10 gün düzenli günde 2 kivi yemek kronik kabızlığı olanlar için de etkin.


KARNIYARIK OTU: Hem dışkılama sıklığını arttıran hem de dışkı volümüne pozitif etki yaratarak bağırsakların boşalmasını destekleyen en önemli lif kaynağı olan karnıyarık otunu günde 1 çay kaşığı olarak çorba veya yoğurda ekleyerek yemek şifa.


KEFİR VE PEYNİR: Tam yağlı peynir ve sade kefir iyi bir probiyotik kaynağı süt ürünü olup bifidobakterilerin artmasını sağlayarak ayrıca postbiyotiklerin bağırsaklarda üretimini sağlayarak sindirim sisteminin hareketlenmesini böylece dışkı sayısının artmasını sağlamaktadır. Düzenli 1 su bardağı kefir ya da 1 kase ev yapımı yoğurt sindirim sistemi için doğal ilaç gibi etkin besinlerdir.


MAGNEZYUM: Magnezyum bağırsak hareketlerinin artmasında süper etkilidir. Yüksek magnezyum içeren doğal mineralli su tüketimi kabızlığı tedavi edebilen süper içecektir. Yemeklerle beraber 1 büyük bardak magnezyum içeren maden suyu oldukça etkilidir.


LİFLİ BESİNLER: Lifin miktarı ve liflerin çeşidinin bağırsak hareketleri için önemli. Özellikle sindirim sistemindeki yavaşlamayı tam tahıl, taze sebze, taze ve kuru meyve, baklagil, kuruyemişlerden dengeli yiyerek hareketlendirilebiliriz. Bu sebeple yemeklerin yanında zeytinyağlı salata mutlaka tüketmek, haftada 3-4 kere baklagil çeşitlerini tercih etmek, çiğ kuruyemişten ara öğünlerde yemek bağırsakların boşalmasını kolaylaştıran doğal beslenme alışkanlıklarıdır.


PARKİNSON HASTALARINDA TAKVİYE RİSK OLUŞTURABİLİR

Diyet destekleri konusunda maalesef bilinçsizce kullanım yaygın. Her ne kadar Sağlık Bakanlığımız sıkı denetim ile doğru olmayan takviye kullanımı konusunda sağlık profesyonellerini kontrol etse de hastaların çok fazla iyi yaşam vaadiyle bu takviyeleri sıklıkla kullandığını klinikte görmekteyiz. Özellikle hücresel yenilenme, otofaji, hücrelerin enerji üretimini desteklemek için kullanılan takviye türleri son dönemlerde oldukça popüler. Bunlardan en sık kullanımı olan NAD molekülünün takviye formu olarak karşımıza çıktığını söylemeliyim. Daha önceden köşe yazımda da bahsettiğim üzere sağlıklı kişilerde NAD kullanmanın hiçbir faydasının olmadığını gösteren bilimsel çalışmalardan elde ettiğim verileri sizlerle de paylaşmıştım. Şimdi ise yepyeni araştırma daha Nikotinamid Dinükleotid öncüsü bir B3 vitamini türevi olan diğer bir NAD destekleyicisi olan Nikotinamid Ribozid adlı molekülün takviye olarak kullanımın da faydası olmadığını bildirdi.
NAD gibi enerji arttırıcı, yaşlanma karşıtı ve genel yaşam kalitesini yükseltmek amaçlı kullanılan bir takviye çeşididir. Norveç'te randomize, çift kör, plasebo kontrollü 11 merkezli faz 3 çalışması bize Nikotinamid Ribozid kullanımının Parkinson hastalığında etkileri değerlendirildi. Yaş ortalaması 66 olan en az 2 yıldır Parkinson tanısı almış 393 kişi verileri 8 Ekim 2026 tarihinde JAMA dergisinde yayınlandı. Çalışmada hastalara 500 mg oral Nikotinamid Ribozid desteği randomize verildi. Parkinson Hastalığı Hareket Bozukluğu Değerlendirme Ölçeği, beyin tomografisi ile takip edildi. Sonuçta Parkinson hastalarında Nikotinamid Ribozid kullanımı sonucunda plaseboya kıyasla motor kabiliyet, hareket bozukluğunda iyileşme, beyin tomografisinde hastalığa bağlı hücresel yenilenme yerine durumun daha kötüleştiği gözlendi. Erken Parkinson hastalığı tanısı olan hastalar arasında 52 hafta boyunca Nikotinamid Ribozid tedavisi klinik bir iyileşme sağlamadığı ve bu hastalara böyle bir desteğin uygun olmayacağı bildirildi. Hep söylüyorum NAD, NMN, NR takviyelerinin hücresel enerji üretimi, gençleşme gibi etkileri takviye bazında klinik olarak faydalı olduğu görünmemektedir. Gereksiz takviye kullanımında uzak durun.