Suriye'deki 'jeopolitik satranç' ve Ahmed El-Şara

Muhterem okuyucularım, siz bu satırları okurken, bu kardeşiniz de, dünden itibaren Suriye coğrafyasında, Şam, Halep, Lazkiye, Hama, Humus, Rakka gibi şehirlere gitmeyi planlamış bulunuyor, inşaallah..

Bu, Suriye coğrafyasına 58-59 sene sonra, ikinci kez, ayak basışım oluyor..

1967'lerde bir kuduz vak'asına karşı alınacak tedbirleri görüşmek üzere bir sağlık elemanı olarak Nusaybin üzerinden, 1 km kadar güneydeki ve sınır kapısının hemen öte tarafında olan Kamışlı'ya geçmiştik Nusaybin Kaymakamlığı'nın Kamışlı'daki muhatabına yazdığı resmî tanıtım yazısı ile.

Oradan da, ekibimizle Suriye içlerine de gidecektik, ama, Kamışlı'da bir öğle yemeği sırasında, Kamışlı halkının diline düşen 'Yukarı'dan bir askerî darbenin daha olacağına dair fısıltılar yayılıyordu.. Ve, 'Yukarı' denilen ve de, (Kamışlı'nın sırtını dayadığı ve fazla yüksek olmayan tepelerdeki kışlada) normal olmayan bir askerî hareketlilik, o zamanlar her 5-6 ayda bir yapılan askerî darbelerden bir diğerinin sahnelenmesi ihtimalini daha da güçlendiriyordu. Biz o ihtimal üzerine, 1 km. kadar kuzeydeki Nusaybin'e dönmüştük ki, birkaç saat sonra, ikindi vakti, 'Suriye'de bir askerî darbe daha oldu..' haberi ulaşmıştı..

O tarihten sonra bir daha yolum Suriye'ye düşmemişti ki, dünden itibaren birkaç günlüğüne tekrar Suriye'deyim ve oradaki iletişim imkânlarını bilmiyorum.. Ama, orada teknik açıdan imkân bulursam, sıcağı sıcağına müşahedelerimi / gözlemlerimi sizlerle paylaşmaya çalışacağım, inşaallah..)

*

Önce, Suriye'deki yeni dönemin mimarı, lideri konumunda olan Ahmed el-Şara'nın kimliği üzerine, ABD ve AB medyalarında son aylarda çıkan yorumları, geniş çapta özetleyerek sunmak istiyorum.

*

Bir yazıda şöyle deniliyordu: 'Ahmed el-Şara, (Ahmed eş-Şara) jeo-politik satrançta usta bir oyuncu olduğunu ispatladı.. Şimdi ise Suriye'de barışı sağlama yeteneği sınanacak' denilebilir.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, yıllar içinde birçok düşmanını alt etmeyi başarmış gibi görünüyor. Suriye Demokratik Güçleri' (SDG)'nin desteğiyle, güçleri doğu Suriye'yi ele geçirirken, sosyal medyada yayınlanan bir görüntüde Şara'nın, rakiplerini teker teker alt eden usta bir satranç oyuncusu olarak görülüyor.

Son iki yılda, El-Şara etkileyici beceriler sergilemiş gibi görünüyor. Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib vilayetinde 'Heyet-i Tahrir el-Şam'ı (Şam Kurtuluş Heyeti'ni / HTŞ'yi) yönetmekten, Suriye'nin büyük bir bölümünü yönetmeye geçti.

Esed rejimini devirdi, İran ve Hizbullah'ı Suriye'den çıkardı ve ayrıca ABD, Avrupa, Rusya ve diğer birçok ülkeyle ilişkiler kurdu. Şimdi ise, ABD destekli SDG'yi (Suriye Demokratik Güçleri'ni) de geri püskürtüyor. Hatırlatmak gerekir ki, Rusya gibi ülkeler SDG'ye saldırmak için güç gönderdiğinde, ABD onları caydırmak için askerî yöntemler kullanmıştı. (...)

El-Şara bütün bunları nasıl başardı Yirmi yıl önce Irak'ta hapisteydi. Görünüşe göre 2005'ten 2010 veya 2011'e kadar devâsâ bir gözaltı tesisi olan Bucca Kampı'nda tutuldu. El-Şara, ABD güçlerine karşı isyana katılmak için Irak'a gitmişti. Daha sonra, 2011'de Esed rejimine karşı savaşmak için Suriye'ye, kendisini El Kaide ile ilişkilendiren kimlik belgeleriyle geri döndü. Suriye'de, El Kaide'nin mahallî kolunu 'El Nusra Cephesi' adlı bir gruba dönüştürdü. Ardından, 2017'de bu grubu, 'Heyet-i Tahrir el-Şâm' olarak yeniden adlandırdı.

Ama, El-Şara, ABD'nin hedefinde önceden beri, bir 'terörist' olarak nitelendirilmişti. Yine de, İdlib'de 'HTŞ' için Suriye'de bir bölge oluşturmayı başardı. Diğer Suriyeli isyancı gruplar 2018'de Suriye rejimi tarafından zayıflatılırken veya yenilgiye uğratılırken, 'HTŞ' (...) bağımsızlığını korudu ve zamanını bekledi. 2024'ün sonlarında, İsrail Hizbullah'a saldırdığında, El-Şara harekete geçti. Halep'e yürüdü ve şehir birkaç gün içinde düştüğünde, 'HTŞ', Şam'a doğru ilerledi. (O sırada Beşşar Esed'in Moskova'ya giderek, Putin'den, 'Halep'i bombardıman etmesi'ni istediğini de hatırlayalım..) 8 Aralık 2024'te Esed rejimi çöktü. Rejim on yıldan fazla süren iç savaştan sağ çıkmıştı; ancak 'HTŞ' onu bir hafta içinde mağlup etti.

'HTŞ', Şam'a girdiğinde, birçok kişi bunun kaos yaratacağını varsaydı. Eleştirmenler onları bir grup "cihatçı" olarak gördü ve El-Şara hâlâ savaşta kullandığı adı olan Ebû Muhammed El-Colanî olarak anılıyordu.

Gerçek adını kullanmaya karar verdikten çok sonra bile o Colanî