''Maduro, Venezuela petrolünü toprağın altında hapsettiği için'' kaçırılıp hapsedilmişti!

Pazar günlerini 'okuyucu görüş ve eleştirileri'ne ayırdığımız bu sütunda bir Hasbihal'e daha; okuyucuları, hayırlı çalışmalar dileğiyle selâmlayarak başlıyoruz.

İsmini yazmayayım, bir okuyucu, 'Haleb'in kurtarılması..' temennisiyle biten yazım üzerine hemen kaleme sarılmış ve 'Haleb kimden kurtarıldı Oradaki halk yıllardır zaten oradaydı!' demiş; orada kimlerin hangi yöntemlerle bulunduğunu bilmiyor gibi davranarak..

--Bu okuyucuya belirteyim ki, beni 'hiç bir şey bilmeyen birisi' yerine koysa da, ben onu, hiç bir şeyden anlamaz yerine koymak istemediğimi belirteyim.

Birbirimize karşı dürüst olmak zorundayız..Haleb'e silah zoruyla gelip, insanları evlerinden uzaklaştıran, evlerine el koyan silahlı gruplar kimlerdi

Ama, Haleb'in özellikle de Eşrefiye ve Şeyh Meqsûd semtlerinin, yıllardır, bütünüyle bir takım silahlı örgütlerin elinde olduğundan gerçekten haberiniz yok idiyse, söyleyecek söz bulmakta daha bir zorlanırım. Ama, 'YPG' isimli örgütün, Şam'da Ahmed Şara Hükümetiyle 10 Mart 2025 günü vardığı ve Ocak-2026 başında Haleb'den çekileceklerine ve silahlı güçlerinin ordu içinde entegre edileceğine dair varılan bir mutabakata, uzlaşma sözleşmesine uymaması üzerine, şu son 3-4 gün içinde yapılan askerî müdahale ile Hükûmet'in duruma el koyması sonrasında, geniş mıntıkalardaki onbinlerce evlerin, içerden hükümet güçlerine, ağır makineli tüfeklerle ve havan toplarıyla, mayın tuzaklarıyla ne hale geldiğini ve o evlerin asıl sahiblerinin nasıl o sahneleri ağlayarak izlediklerini görmediniz mi Ve daha acısı ve tehlikelisi, Türkiye sınırları içindeki bir takım grupların, heyecana kapılıp, bazı konularda hassas insanları toplayıp, masum halk kitlelerinin, hattâ tesettürlü anaları-bacıların da ellerine tutuşturdukları pankartlarla bu kavganın içinde bir taraf olarak göstermeye kalkışmaları, bu ülkede tehlikeli ve kardeşliğe aykırı bir güç gösterisi mânası da taşımaz mı

O, '(....) (filanca yerleri) terketmiyeceğiz..' gibi pankartlarla yapılan gösteriler, size bir şeyler anlatmıyor mu Ve bunlar olurken, Siyonist İsrail rejiminin hangi silahlı örgüt ve gruplara açıkça destek verdiği olsun, sizin gibi düşünenleri biraz düşündürmüyor mu

*Almanya'dan Turgut Kalaycı isimli okuyucu

Trump isimli Amerikan Kralı'nın, Maduro'dan sonra, şimdi de Grönland, Panama, Kolombiya, Meksika, Kanada gibi komşu ülkeleri de tehditle yetinmeyip, 'Biz buraları almazsak, buraları Rusya ve Çin alır' diye korku salması, ilginç.. O yöntemle, yarınlarda başka nice ülkelere de, 'Sizi Rusya ve Çin alacağına ben alayım, hem çok zenginleşirsiniz..' diye havuç göstererek, diğer elinde de sopasıyla, dünya krallığına kalkışması da gündeme gelmiyecek midir Ben , böyle açgözlülere, rahmetli ninemin 'Gözünü toprak doyura inşaallah..' şeklindeki duasını tekrarlıyorum.' diyor..

--Evet, Amerikan Kralı'nın bu sefil mantığıyla herkesin , her halkın, her ülkenin şerefi ve haysiyeti ve bağımsızlığı çiğnenmek istenecektir..

Biz de okuyucumuzun rahmetli ninesinin, zâlimler ve açgözlüler için ettiği 'Gözünü toprak doyura..' şeklindeki duasının tekrarlıyoruz..

*İstanbul'dan Cemal Aydın kardeşimiz de, Venezuela'da sergilenen emperial oyun karşısında, bir zamanlar, 'eski bir Meksika Devlet Başkanı'nın, 'Ah benim memleketim, Amerika'ya ne kadar yakın duruyorsa, Tanrı'ya o kadar uzak..' diye yakınmasını hatırlatıyor' diyor.

--Evet, Trump denen bu tuhaf kişi, kendilerine biraz uzak duran ülkelere ve liderlerine hemen, 'Ekonominizi çökertirim..' diye tehditler savuruyor ve bazılarının ekonomileriyle oynuyor da..

*Adana'dan Kâmuran Sertkaya isimli okuyucu da 'İran'da rejim, insanları öldürmeye kalkışırsa, biz de İran'ı en hassas yerlerinden vururuz..' demesi ve güyâ insanî bir tavır sergilemesi, İran halkına sahip çıkması ne kadar inandırıcıdır ve İran halkı, 50 yıla yaklaşan bir Amerikan muhasarasından rağmen dize gelmemişken, şimdi, Amerika'nın kendisine böylesine, -sözde- iyilik meleği rolünde gülücükler göndermesine inanacak mıdır, dersiniz

*Diyarbekir'den Tâhir Koruklu isimli okuyucu da diyor ki: 'Venezuela Başkanı Maduro'yu kaçırırken, bir tek Amerikalı'nın bile hayatını kaybetmediğini açıklayan Trump, Venezuela rejimi tarafından yapılan açıklamada, Amerikan müdahalesi sırasında yüzden fazla Venezuela vatandaşının öldüğüne ve yüzlerce yaralının olduğuna dair bilgiden bahsetmiyor..

Bütün dünyayı, çoğu Amerikalılar gibi kör, sağır veya aptal sanıyor..' diyor.

-- Evet, bu okuyucunun değerlendirmesi de böyle.. Trump'ın 'insan' deyince, anladığı, sadece kendisi ve kendi insanları.. Şimdi de, İran'da meydana gelen son karışıklıklarda insanların öldürülmemesi için İran halkı üzerine kol -kanat geriyor havasında, en müşfik duygularla.. Ama, bunu yapan Trump, geçen Haziran'da İran'a karşı İsrail rejimiyle birlikte 12 gün boyunca yaptıkları bombardımanlarda İran'lı 600'den fazla insanı öldürdüğünden hiç söz etmiyor.. Çünkü onlar öldürülebilir.. Başka halklar ve insanlar sözkonusu olunca, 'Olur bu kadar kayıplar, savaşlarda..' mantığı devreye girer.

Nitekim, Trump, halkının çok büyük bir ekseriyetini Müslümanların teşkil ettiği Orta-Batı Afrika ülkelerinden Nijerya'da, bazı Hristiyanların öldürüldüğüne dair, elinde ciddî hiç bir delil yokken, Nijerya'yı tehdit etti ve sonra da, geçen ay gitti, Nijerya'da, Müslüman halklarının yoğunluklu olarak yaşadığı bazı bölgeleri bombardıman etti ve yüzlerce Müslümanı katletti..

İşte bir zamâne firavunu'nun uygulama örneği daha.. Ve maalesef, Müslüman dünyadan tek yürekli bir itiraz yükselemedi.. Çünkü, Müslüman dünyasının son 100 senedir düşürüldüğü başsız bir beden görüntüsü yüzünden halklarının ekseriyetini Müslümanlar oluşturduğu için İslam devleti diye anılan 56 devletten tek bir ses yükselemedi. Çünkü, bu devletlerin her birisi, kendi çıkarlarını esas almakta..

*Kastamonu'dan Abdullah Tuğlacı isimli okuyucu, 'Amerikan emperyalizminin dünya çapında sergilediği bunca zorbalıklar karşısında Amerikan halkının bu kadar azgın saldırgan bir kimse için bir itirazları olmuyor mu' diyor, haklı olarak..

--Yoo, o kadar da değil.. Daha dün, Yahoo.News'in 9 Ocak tarihli siyasî yorumlarından birinde, geçen seneki seçimlerde Trump'a oy verenlerden bir çok kişinin görüşleri aktarılmıştı; elbette doğru yaptıklarını söyleyenler olsa da,