Amerikan Başkanı ya da -kısaca- ABD Kralı Trump'ın bulunduğu bir mekanda evvelki gün silahların patlamasına ve Trump'ın oradan apar-topar kaçırılmasına rağmen, teferruatlı resmî bilgilerin henüz verilmemesi, basit bir silah patlaması olmadığı kanaatini daha da güçlendiriyor..
Trump'ın isminin çağrıştırdığı, bir başka Başkan vardı 1945'lerde; Harry Truman..
Truman, 1933'ten itibaren Amerikan Kongresi'nde senatör olarak yerini almıştı ve bu arada, 2. Dünya Savaşı'nın özel şartları gerekçe gösterilerek, arka arkaya 4 dönem Başkan seçilen Franklin Roosevelt'in siyasetlerini de destekliyordu ve "Eğer Almanya'nın kazandığını görürsek Rusya'ya yardım etmeliyiz; eğer Rusya kazanacak gibi olursa, o zaman Almanya'ya yardım etmeliyiz. Böylece birbirlerini mümkün olduğunca çok öldürmelerini sağlarız." diyordu..
Roosevelt de, ölümünden 80 gün önce Truman'ı, 20 Ocak 1945'de Amerikan Başkan Yardımcılığı'na getirmişti.
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonraki Yeni Dünya Düzeni'ni kurmak iddiasıyla tertiplenen; 1 Eylül 1939'da başlayıp 6 yıl süren İkinci Dünya Savaşı'nda Almanya, 8-9 Mayıs 1945'de, kesin olarak yenilgiyi kabul ve teslim olmuştu.
Ama, Japonya direniyordu..
Savaş devam ederken, Roosevelt ölmüş, Truman Şubat-1945 sonunda Başkan olduktan 25 gün sonra Almanya da teslim olmuş ve İkinci Dünya Savaşı Avrupa'da sona ermişti.
Truman'ın gündemi ise, Japonya'nın da teslim olmasını sağlamak ve savaş sonrası düzenini kurmaktı.
Bu bağlamda, ilk kez 25 Nisan'da haberdar olduğu atom bombasını kullanmaya karar verdi. 17 Temmuz 1945'te, savaş sonrası Avrupa düzeninin belirleneceği Potsdam Konferansı'na katıldığında İngiltere lideri Churchill ve Sovyet Rusya lideri Stalin'le görüştü.
Görüşmeler sırasında, Stalin'e, 'Japonya'yı dize getirmek için, yıkıcı bir bomba kullanacakları'na yönelik ilk resmî bilgi'yi verdi.
Konferansın sonunda müttefikler, Japonya'ya teslim olması için bir çağrıda bulundu. Ancak Japonya'nın bu çağrıyı reddetmesi üzerine, 6 Ağustos'ta Hiroşima'ya ve 9 Ağustos'ta Nagazaki'ye atom bombası atıldı. Aynı gün, Sovyetler Birliği de Japonya'ya savaş ilan etti ve Japonya 15 Ağustos'ta teslim oldu.
Böylece, II. Dünya Savaşı resmen sona erdi.
Truman, atom bombası kullanma kararını ölümüne kadar devamlı savundu. Bu sayede yüz binlerce Amerikan ve Japon askerinin hayatını kurtardığını ifade etti. 1948 yılında konuyla ilgili bir mülâkatta;
"Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak, bu silahı ilk kez kullanıp kullanmamaya dair kaderi belirleyen bir sorumluluğum vardı. Bu, vermek zorunda kaldığım en zor karardı. (...) Bu kararı, hükûmetimizdeki en yetkili insanlarla yaptığım görüşmeler ve uzun bir değerlendirmenin ardından verdim. Bombayı, savaşı hızlıca sonlandırmak ve sayısız hayatı -hem Japon, hem de Amerikan- kurtarmak için kullanmaya karar verdim." diyordu.
*
Atom bombasının ilk kez kullanışının 50. yılında, 1995-Ağustosu'nda, o dönemin Amerikan Başkanı Bill Clinton'a, 'Mr. Başkan, siz 1946 yılında doğmuş birisi olarak, atom bombasının kullanılmasında hiç bir dahli olmayan bir Başkan olarak, atom bombasını ilk kullanan bir ülke olduğundan dolayı Amerika adına bütün insanlıktan özür dilemeye en müsait durumda olan birisisiniz' dediklerinde, Clinton, bu konuya önce sıcak bakmasına rağmen, Amerikan sisteminin savunma mekanizmasını tekrarlamayı tercih etti ve 'Eğer atom bombasının kullanmasaydık, milyonlarca insan daha ölecekti..' demeyi tercih etti..
*
Amerikan tarihinde 'Başkanların öldürülmesi'nin, neredeyse bir gelenek halinde olduğu biliniyor.. En ünlüsü, herhalde, 1863'lerde yaşayan Kuzey- Güney İç Savaşı'nda Kuzey'lilerin liderliğini de deruhte eden Başkan Abraham Lincoln'ün öldürülmesiydi..100 sene sonralarda Kasım- 1963'de, o dönemin Amerikan Başkanı olan John F. Kennedy de öldürülmüştü..
Ancak, J.F. Kennedy'nin öldürülmesine dair resmî belge ve bilgiler henüz bütünüyle kamuoyuna açıklanmış değil.. Üstelik Lee Harvey Oswald isimli katil, yakalandığı gün, polisler arasında korunurken, bir kişi onu öldürmüş ve hemen ardından da o katili öldüren katil, bir üçüncü kişi tarafından yine öldürülmüş ve ilginç cinayet, 'faili meçhul' halinde kalmıştı.
Mart -1981'de ise, dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan göğsünden vurulmuş ve amma, ölmemişti..
*
Evvelki gün, ABD Başkanı Trump'ın da bulunduğu

2