Eğer, geçmişteki devletler arası irtibatlar ve Miladî- 17 ve 18. yüzyıllar boyunca Avrupa'yı derinden meşgul eden devletlerarası savaşlardan sonra imzalanan 'Aix La Chapel' (Ekslaşapel) Andlaşmaları etrafında geliştirilen diplomatik teamüllerden veya Birleşmiş Milletler Teşkilatı'na üye olarak kabul edilmek için, bu teşkilata kabul edilen devletlerin her birinin, diğerlerinin iç işlerine müdahale etmeyeceklerine dair taahhüdlerinden vazgeçilip, 'Gücü yeten yetene..' dönemine tekrar dönülecek olursa.. Bu anlayıştan zarar görmeyecek devlet kalmaz gibi bir kanaat de belirtilebilir.
Maduro'nun şahsında sergilenen 'insan kaçırma' eyleminin, hele de bir ülkenin başkanının kaçırılması şeklindeki bir eylemin, Amerikan toplumunca genelde benimsenip Trump'a karşı çıkılmayışı, gelecekte yeni bir dünya düzeninin kurulmak isteneceği ve kendisini tehlikede gören veya başka yerlerde toprak hakkı iddiası veya etnik ya da inanç kökenli tartışmaların dünyayı eskisinden de beter buhranlara sürükleyebileceğini tahmin etmek, dayanaksız bir kehanet olarak görülmemelidir.
Amerikan Başkanı, apaçık bir kural tanımazlık ve de bir 'uluslararası haydutluk' olarak nitelenebilecek bu son adam kaçırma ve hattâ Devlet Başkanı çapındakileri kaçırma eylemini öve öve bitiremiyor ve dünyada hiç bir ülkenin yapamayacağı ustalıkta, harika bir iş çıkardıklarını söylüyor ve 'Maduro'nun yakalanmasının ardından, barışçıl bir geçiş sağlanana kadar Venezuela'yı, şimdilik "Biz yöneteceğiz" diyor.
Ancak, bu 'şimdilik..' denilen süreç, ne kadarlık bir zaman dilimi olacaktır İngiliz emperyalizminin yüzlerce yıl süren sömürgecilik geleneğinin miraslarına da sahip olan Amerika için, o geçmişe bakınca, 'şimdilik'in ne kadar bir süreyi ifade ettiğini belirlemek zor..
Üstelik de, Venezuela gibi, dünyanın en büyük petrol rezervine sahip ülkesi söz konusu olunca.. ABD Enerji Enformasyon İdaresi'ne (EIA) göre, bütün dünyadaki petrol rezervlerinin yaklaşık beşte biri Venezuela'da bulunuyor.
Trump ise, Venezuela halkına da bir elinde 'havuç' gösteriyor ve diğer elindeki sopayı ise, arkasında gizliyor ve yeni bir yapılanmadan söz ederek, Venezuela halkının da zengin olacağını müjdeliyor.. Ama, o halk, Venezuela petrolünün işletilmesini engelleyenin de Amerika olduğunu biliyor.. Tıpkı İran gibi.. Amerika İran'dan petrol alınmasını yasaklıyor ve alan ülke ve şirketlere yasaklar uyguluyor. Amerika, hattâ bu petrol yasaklamalarını Rusya petrolleri için de uyguluyor ve düşman veya rakip bildiği ülkeleri güç duruma düşürmek için, uluslararası banka ödemelerinin neredeyse tamamının kayıtlarını elinde tutan bu emperial güç merkezi, istediği oyunu tezgâhlayabiliyor..
Aynı durum, Venezuela için de geçerliydi, hele de Hugo Chavez (1998-2013) arasındaki 15 yıllık ve onun ölümünden sonra da yardımcısı ve takipçisi Nikolas Maduro dönemleri boyunca..
Ki, Hugo Chaves, 2009 yılında bir hanım muhabire verdiği röportajda, bu konuya çok net ifadelerle açıklık getiriyor ve şöyle diyordu:
*Bir savaş ihtimali var mı, ekselans
-Görmüyor musunuz
Amerikan emperyalizminin bize yönelik tehditlerini görmüyor musunuz
*Amerika size niye saldırmak istesin
-Bu gezegendeki en büyük petrol rezervi burada da onun için..
Bizim bize 100 yıl yetecek kadar petrol kaynaklarımız var..
Amerika'nın ise petrol kaynakları tükeniyor..
Onun için de kendilerine ve emperyalizme hizmet edecek bir hükümet kurmak istiyorlar..
*Sizi kırmadan bir soru sormak istiyorum.. Amerika konusunda biraz 'paranoyak' değil misiniz
-Hayır, hiç de değil.. Sadece gerçekçi davranıyorum..
Bu soruyu, bu bölgede nice önceki devlet başkanlarına da sorsaydınız ya.. Ama soramazsınız, çünkü onların çoğu öldüler.
Guatemala'nın cumhurbaşkanı.. Öldürüldü.. Brezilya'nın cumhurbaşkanı da öldürüldü.. Şili'de Salvador Allende de öldürüldü.. Dominik cumhurbaşkanı öldürüldü.. Benim generalim Omar Torrijos, bir suikast ile öldürüldü.. Hepsi de CIA tarafından.. Ben de sorumluluğumu yerine getiriyorum.. Paranoyak başkalarıdır.. Amerika'nın pabuçlarını yalayan- öpen burjuvalardır.. Amerika'daki 11 Eylûl 2001 Saldırılarından sonra, Amerika dünya çapında terörist listelerini hazırladı. Ben de o listedeydim..
Hiroşima'ya Atom bombası atıp yüzbinleri öldüren Amerika değil miydi Asıl terörist onlar!.
***
Evet, Chavez'in 15-16 sene öncelerde dile getirdiği görüşler böyle.. Ve onun ölümünden sonra yerini alan yardımcısı Maduro ve hattâ Venezuela rejimi , hepsi de Trump tarafından terörist ilân edilmişti.. Gerekçesi de, Amerika'ya uyuşturucu ticareti yapıyorlar, gönderiyorlarmış..
Ama, bir ülkenin devlet başkanını ve anlaşılmaz bir zorbalıkla hanımını da, bir gecede sahnelenen askerî baskınla kaçırıp, başka ülkelere götürmek, 'terörizm' değilse nedir ve bu durumda asıl 'terörist' olanlar kimlerdir
Son birkaç ay içinde Venezuela'dan Amerika'ya doğru hareket halinde olan gemilerden onlarcası, uyuşturucu taşıdıkları gerekçesiyle açık denizlerde vurulup batırıldı, yüzlerce insan öldü.. Ama, onların uyuşturucu taşıdığına dair bir belge gösterilemedi.
Trump, uyuşturucu kullanan kendi vatandaşlarını tedavi ettirmeyi akletmek yerine, hayalî bir suçlamayla açık denizlerde korsanlık yaptırıyordu..
Elindeki tek delil, kendi düşünceleri veya iddialar..

17