Trump, aklınca dünyaya yeni bir düzen vermek isterken, geçen hafta, ABD'nin gerekli adımı atacağını, ama acele etmelerini gerektirecek bir durum olmadığını vurgulayarak "Venezuela'yı hatırlarsanız, bir süre beklemiştik ve acelemiz yok. Bolca zamanımız var. İran'la çok iyi görüşmeler gerçekleştiriyoruz" şeklinde konuştu. Trump, özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner'den oluşan ABD müzakere ekibinin İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile yaptığı görüşmeyi "yüksek temsilciler" arasında yürütülen görüşmeler diye tanımlayarak, "Anlaşma olmazsa sonuçların çok sert olacağı açık. Buna göre herkes kartlarını biliyor. Ama her şeyden önce, İran, nükleer silah sahibi olamayacak.." değerlendirmesinde bulundu.
*
Trump bu konuda varsın konuşsun, Afganistan'dan nasıl kaçtıklarını hatırlaması bile yeterlidir.. 47-48 sene öncelerde de Amerika da, Sovyet Rusya da o zamanki liderlerinin ağzından, 'İran çapulculara bırakılamaz.' diyorlar, Şahlık rejiminin yıkılmayacağına garanti veriyorlardı.. Evet, Sovyet Rusya Komünist İmparatorluğu da, şimdilerde kapitalist Amerikan imparatorluğunun liderlerinin havasında ve hep var olacaklarını sanıyorlardı.
Ama şimdi..
'Ol saltanatın yeller eser şimdi yerinde.. '
*
Bu vesileyle hatırlayalım ki, İran'da Miladî-1979 başında, hançerelerinden yükselen 'Allah'u Ekber' sadâsından başka bir silahı olmayan on milyonların Şah M. Rıza Pehlevî'yi kaçmaya mecbur ederek ve de 2500 yıllık denilen Şehinşahlık rejimini, 100 binden fazla kurban verip, İslam Cumhuriyeti adıyla bir yeni rejim kurulmasından bu yana, yeni rejim karşıtlarınca sergilenen en büyük gösterilerin kimler tarafından organize edildiği geçen hafta ABD Maliye Bakanı tarafından, açıkça beyan edildi..
Evet, ABD Maliye Bakanı'nın açıkladığı üzere, piyasadan bir anda büyük çapta Amerikan parası dolar'ı çekince, herkes 'dolar'a hücum etmiş ve İran parası bir anda yüzde 75 kadar değer kaybetmiş ve daha neyin ve nasıl olduğu düşünülmeden, ticarî hayatın her kesiminde kepenkler kapatılınca.. milyonlar da çaresizlik ve hışım içinde önlerine her ne geldiyse tahrip ederek sokaklarda gösteriler yapmaya başladılar..
Ve resmî rakamların açıkladığı sayının az olduğunu iddia eden rejim muhalifleri 10 binin üzerinde ölümler olduğunu ileri sürüyorlar.. Resmî makamlar ise, bu rakamları 5-6 bin olarak ifade ediyor.
Her halükârda az değil..
İran'ın başta petrol olmak üzere bütün ticarî ihracat ve ithalatı konusunda dünya çapındaki bütün ülke ve şirketlere 47 yıldır ambargo ve sınırlamalar uygulayan koyan ABD emperyalizmi, bu kez, piyasadan dolar çekme taktiğini de devreye sokmuş bulunuyor..
İlginç bir yöntem.. Bu yöntemle Amerikan emperyalizmi, hemen her ülkeyi dize getirebileceğine, canlı bir örnek de sergilemiş oldu..
Demek ki, Trump, kendi siyasetlerine aykırı hareket eden ülkelere, 'ekonominizi çökertirim...' tehditleri savururken, en çok da bu yönteme başvuracağını planlamış imiş..
Ancak, İran'da bu vesileyle sadece ekonomik sıkıntılara tepki değil, korkunç bir İslam düşmanlığı da sergilendiğine dair dehşet verici videolar var ki, bunları teferruatıyla aktarmayacağım.. Sadece nice şehirlerdeki 35 kadar hem de büyük mescitlerin, gece karanlığında ateşe verildiğini ve alevler karşısında en kâfirce sloganlarla, en mübarek isim ve İslamî terimlere lanetler okuyanların sevinç içinde tepinmelerinden söz edersem tablonun fecaat ve dehşetini göz önüne getirebilirsiniz.. Hele bir kısım laik kafaların, İran'da dinin ömrünü tamamladığına dair video kayıtları!.. Ve de 47 sene önce İran'dan kaçan Şah'la birlikte gidip, Amerika'dan ayaklanma davetleri yapan (oğul) Rıza Pehlevî ve annesi Ferah Pehlevî'nin davetleri ise, ayrı bir konu.. Ki, 100 sene öncelerden bu yana sadece İran'da değil, daha başka Müslüman coğrafyalarında da aynı azgın İslam düşmanlığının sergilendiği hatırlanabilir.. Sadece Rıza Han'ın, 1930'lu yılların ortasında halka zorla Avrupalıların şapkasını girdirmek istemesine karşı Meşhed şehrindeki Gevherşad Mescidi'nde, Rıza Han'ın başka örneklerden hareketle sergilediği zorbalığa karşı itiraz eden halktan 750 insanın o Camiin içinde ve çevresinde katledildiğini göz önüne getirmek bile yaşanan o zorbalıkların anlaşılmasına yardım edebilir..
Bu konuya bu kadar değinmekle yetineyim..
*
Ama İran yatıştığı halde, bizdeki birçok TV. ekranlarında İran'ın bugün yaşadığı son buhran ve sıkıntılı durum üzerine hayalî tahminlerinde bir yatışma henüz de görülmüyor..

7