Yalnızlık, yaşlılık ve evlilik

Sefa Saygılı
06.06.2026
52

Ama daha da korkutucu, daha da yorucu olan şey, 90 yaşına kadar yaşamak ve yanınızda sevdiğiniz kimsenin olmaması. Geçmişe dair, hayali kahramanlık öyküleriyle dolu hikâyelerinizi yorulmadan dinleyecek kimsenin olmaması. Torunlarınıza uygun olduğunu düşündüğünüz şeyleri aktarırken, onların aslında ilgilenmediklerini bilseniz bile, bir dede olarak size neşe verecek kimsenin olmaması.

Bir zamanlar herkes seni özlemişti, ama şimdi yalnızsın—bu korkunç. Ve sonuçta, şöhret peşinde koşarak geçen bir ömrün ardından, hiç aile kuramadın ve ışığa doğru yol göstermek için bir ele ihtiyaç duyduğunda karanlıkta yaşadın... böyle bir hayat dehşet verici.

İnsanlar hiçbir şeyle doğmazlar ve öldüklerinde de yanlarında hiçbir şey götürmezler; yalnızdırlar."

Evet, insan olarak ne kadar ünlü ne kadar önemli kişi olsak da dünyadaki sonumuz buna benzer olacak.

İbret almamız, hayırlı işler ve ameller yapmamız dua ve temennisiyle...

REHA MUHTAR ÖLMÜŞ

1999 yılıydı. 28 Şubat döneminin en hızlı sürdüğü, yargısız infazların yaygın olduğu zamanlar.

İşte o sıralarda hakkımda birden acımasız bir kampanya başlatıldı. Hastaları cinci hocalara gönderdiğime, hastanın şifa bulması için onlarla işbirliği yaptığıma dairdi haberler. Gazeteler manşetlerden veriyor, bazı televizyon kanalları ise çarpıtarak yalan yanlış beni malzeme yapıyorlardı.

Bunların en başta geleni ise Reha Muhtar'dı. Devamlı aleyhimde yayın yapıyor, "21. Yüzyıla girerken olmayacak şey oldu, Atatürk Türkiye'sinde inanılmaz bir durum" diyerek, "gündeme bomba gibi düştü" diyerek o abartılı ifadeleriyle adeta bağırıyordu.

Hele lisede namaz kılan çocuklara televizyon ekranlarından saldırmasını hiç unutamıyorum.