Fazla tatil gününe hayır!

Fazla tatil gününe hayır!

Sefa Saygılı

Son kurban bayramında Cumhurbaşkanlığı kabinesi tatili uzatmayarak bizce çok isabetli karar aldı. Çünkü devlet dairelerinde, okullarda, hastanelerde, mahkemelerde tatil ilanı ile çok zor durumlar yaşanabiliyordu.

Şimdi hastanede ameliyat randevusu için bugünlere gün verildiğini düşünelim. Tatille birlikte ameliyata kendini hazırlamış olan hasta alt üst olmakta, rahatsızlıkları alevlenmektedir. Üstelik daha sonraki günler ameliyat randevularıyla dolu olduğu için karışıklıklar vuku bulmakta, tedavi gecikmektedir.

Aynı gecikmeler tahlil, görüntüleme teknikleri ve muayenelerde de söz konusu olmaktadır.

Mahkemelerde de benzer gecikmeler, karışıklıklar sebebiyle adaletin tecellisi ertelenmektedir.

İstatistiklere göre Avrupa ülkeleri arasında en fazla bayram ve kutlama dolayısıyla tatil ilan edilen ülke olmamız da bir başka ilginç durumdur. Bakıyorum da resmi tatiller Almanya'da 10, Avusturya'da 13, Belçika'da 10, İngiltere'de 6, Hollanda'da 9, İspanya'da 10, Yunanistan'da 12 gün olmasına rağmen Türkiye'de 16 günü bulmaktadır.

Hâlbuki ülkemizin çalışmaya, mesai yapmaya diğerlerinden daha çok ihtiyacı vardır. Tatil günlerini artırmak değil azaltmak gerekir.

Bunları yeni bir tatil günü için Meclise verilen önerge için yazmak zorunda kaldım. Bu kadar çok olan tatil günlerine biri daha eklenmek istenmektedir. Nevruz adı verilen bu günün Anadolu'da karşılığı yoktur. Bölücü örgütün eylem için istismar etmesiyle duyulan bir gün olduğu anlaşılmaktadır.

Değerli milletvekillerimizden isteğimiz bu mantığı ve tabanı olmayan önergeyi reddetmeleridir. Zaten kabul edilse bile ülkemiz gerçekleriyle ve ihtiyacıyla ilgisi bulunmayan Nevruz Bayramı teklifini Sayın Cumhurbaşkanımızın iade edeceğine inancımız tamdır.

BABA YOKSUNLUĞU

Yarın babalar günü. Babaların çocuklar için önemi inkâr edilemeyecek kadar büyüktür. Çocuk iki kanatlı kuş gibi hem annenin hem de babanın korumasına ve kollamasına muhtaçtır. Ancak günümüzde gerek boşanmalar gerekse erkeğin evliliklerdeki rolü ve etkisinin çeşitli sebeplerle azalması veya yok olmasıyla çocuklar yeterince baba ilgisi ve sevgisi görememektedirler. Bu durumda ise çocuklar bundan çok etkilenirler. Bazılarını sıralamak istiyorum:

Baba olmadığı zaman otorite rolünü anne üstüne alır ve bu fonksiyon, annenin ilk görevi durumuna gelir. Bu durumda erkek çocuk annesine bağımlılık geliştirebilir ve cinsiyetine has bir cinsel kimlik kazanması tehlikeye girebilir. Bu gruptaki çocukların babaları evde olan erkek çocuklara oranla daha "kadınsı bir yönelişe" sahip olduğu ortaya konmuştur.

Erkek çocuklarda suça yöneliş oranıyla, küçüklüklerinde yeterli bir baba (erkek) figürünün yokluğu arasında da ilgi vardır. Otorite yokluğu (çünkü baba otoriteyi simgelemektedir) çocuğu antisosyal olaylara (çalma, saldırganlık gibi) itebilmektedir.

Çocukların sosyalleşmesinde anne kadar babaların da önemli olduğu artık bilinmektedir. Özellikle erkek çocukların toplumsallaşmasında babanın rolü daha belirgindir. Saygın, otorite sahibi, güçlü ve etkili bir kişi olarak baba korkulan fakat aynı zamanda çekici bir kişidir. Çocuk babasıyla gurur duyar. Ona benzemek ister. İşte bu yüzden babaları olmayan çocuklar, hem yetişkinlere hem de başka çocuklarla iyi ilişkiler geliştirme ve sürdürmede güçlük çekmektedirler. Böyle çocukların daha sıkılgan, içe kapanık veya uyum bozukluğu çektikleri gösterilmiştir.