Suare Dergi yeni yaşını kutladı

Kültür sanat platformları bağımsız sesler yükseltiyor, ama bu sesler topluma ne kadar ulaşabiliyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, Suare Dergi gibi bağımsız kültür-sanat platformlarının ikinci yılını kutlarken edebiyat, sinema ve sanat etkinlikleriyle geniş bir yelpazede içerik ürettiğini anlatıyor. Tarih, müze, film ve gastronomi başlığında kuratoryal seçimlerle kültür hafızasını korumaya çalışan bu yaklaşım önemli ama, okur kitlesinin dışında kalanlar için bu çabalar ne kadar erişilebilir?

Bağımsız kültür sanat platformu olarak edebiyattan sinemaya, tiyatrodan güncel kültür-sanat etkinliklerine geniş bir yelpazede içerik üreten Suare Dergi, ikinci yılını geride bıraktı.

BPR QuestHouse'da yapılan kutlama etkinliğinde konuşan Suare Dergi Genel Yayın Yönetmeni Nilgün Karataş, heyecan verici projelerini anlattı: "Suare Dergi'nin ilk yılında SuareMag' adlı dergimizi her ay özel bir temayla yayımlamaya başladık. Ardından Suare Öykü Dergisi ile okurlarımızı yeni yazarlarla buluşturduk. Bunun yanı sıra Suare'nin Kitap, Film ve Öykü Kulüpleri üyeleri ile buluşmalar yapıyor. Filmler, romanlar ve öyküler üzerine çözümlemeler yaparken Suare Yazar Buluşmaları da gerçekleştiriyoruz."

Osmanlı sokaklarında 'gürültülü bir misafir'

Bir gün ansızın Osmanlı şehirlerinde ortaya çıkan, duman püskürten ve gürültüsüyle sokakları titreten tuhaf bir makine.

Haberin Devamı

Kimileri ona hayranlıkla bakıyor, kimileri korkuyla geri çekiliyordu.

Çünkü otomobil yalnızca yeni bir ulaşım aracı değil, modern dünyanın habercisiydi.

19. yüzyılın sonlarında Avrupa ve Amerika'da hızla yaygınlaşan otomobil teknolojisi Osmanlı topraklarına ulaştığında, şehir hayatında beklenmedik bir dönüşüm başlattı.

Dar sokaklara ve faytonların hâkim olduğu ulaşım düzenine giren bu yeni araç, kısa sürede merakın, tartışmanın ve hatta endişenin odağı hâline geldi. Hakan Tan, arşiv belgelerinden gazetelere, yabancı basından edebî metinlere uzanan geniş bir kaynak ağıyla otomobilin Osmanlı'daki serüvenini adım adım takip ediyor. "Gürültülü Canavar", makinenin izini sürerek Osmanlı toplumunun modernlikle kurduğu ilişkiye ışık tutan, şaşırtıcı ve keyifli bir tarih anlatısı!

Ercümend Kalmık Müzesi

İstanbul Gümüşsuyu'nda yeni bir müzeyle daha tanıştım, Ercümend Kalmık Müzesi'yle...

Müze, Ayşe ve Ercümend Kalmık Vakfı'na ait.

Haberin Devamı

Tarihi bir yapı olan müze mekânı, barındırdığı koleksiyonla birlikte Ayşe Kalmık'ın AEKV'ye bağışıdır.

1997'de açılan müzenin tasarımı mimar Ayşe Orbay'a ait.

Müzede Ercümend Kalmık'ın 42 yıllık sanat yaşamından kesitler sunan yapıtlar var.

Ercümend Kalmık kimdir

2 Aralık 1908'de İstanbul'da doğan Ercümend Kalmık, sanat eğitimini 1929-33 ve 1935-57 yılları arasında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'nde Nazmi Ziya Güran ve İbrahim Çallı atölyesinde tamamladı. Daha sonra Paris'e giden sanatçı, burada kübist ressam Andre Lhote'nin atölyesine devam etti.
1941'den 1948'e kadar Ankara Kız Meslek Öğretmen Okulu ile İstanbul Nişantaşı Kız Enstitüsü'nde resim öğretmenliği yaptı.

Haberin Devamı

80 yıllık bir destan

Halikarnas Balıkçısı'nın unutulmaz eseri "Aganta Burina Burinata", 80. yılına özel hazırlanan ciltli baskısı ve Buket Uzuner'in önsözüyle okurla buluştu.

Halikarnas Balıkçısı, bu önemli kitabında, insan doğasının çelişkilerini de ustaca işliyor.

Yaşar Kemal, "Biz toprağı denizci Halikarnas Balıkçısı'ndan öğrendik. Halikarnas Balıkçısı'na gelinceye kadar bizim edebiyatımızda pek öyle yaşayan doğa yoktu" demiştir.

Unutamadığımiki önemli film

İstanbul Film Festivali 19 Nisan'a kadar devam edecek. Bu iki filmi öneriyorum çünkü "iyi filmler dünyayı değiştirir" fikrine inanıyorum.

Pompei: Bulutların Altında (Below the Clouds) adlı belgeseli çok beğendim çünkü daha önce bu bölgenin yakınlarında vakit geçirmiştim. Napoli şehrine gittiğim zamanları hatırladım. Napoli üzerinden dünyanın halini anlatmak bir sanattır.