Ayağımızda kelepçe de olsa...
Elektronik kelepçe babayı ziyarete ötüyor; acil durumlarda adalet sistemi baba-oğul ayırmaktan vazgeçebilir mi?
Yazarın iddiası, adalet sisteminin acil durumlarda (hastalık, ölüm) elektronik kelepçeleri sessiz kılması gerektiğidir. Bu önerinin arkasında, insani değerlerin hukuki kuralları geçersiz kılması gereken durumların varlığına olan inanç yatar. Ancak kişisel merhametin hukuk devletinde ne kadar ileri gitmesi gerektiği tartışmaya açık değil midir?
İbrahim Tatlıses yoğun bakıma kaldırılınca küs olduğu çocukları Dilan Çıtak ile Ahmet Tatlı da hastaneye koştu. Daha doğrusu Ahmet Tatlı önce hastaneye üç kilometre mesafede bir camide bekledi, sonra hastaneye gitti.
Çünkü ayağında babasına üç kilometreden fazla yaklaşmasını engelleyen kelepçe var.
Zaten İbrahim Tatlıses'in yoğun bakıma kaldırıldığı haberi duyulur duyulmaz, "Bakın, hastaneye ilk koşan yine Ahmet Tatlı olacak" paylaşımlarını görmeye başlamıştık.
Sonra Tatlıses çocuklarını tek tek görmek istediğini söyleyince hastaneye geliyor.
Kelepçe alarm verince harekete geçen polise, babasının izniyle yanına girdiği izah ediliyor.
Ahmet Tatlı da çıkışta en "arabeskinden" açıklamayı patlatıyor: "Ayağımızda kelepçe de olsa biz babamızın yanına geliriz..."
E gelin tabii, babanızdır.
Öyle bir konuşuyor ki sanki kelepçeyi zalimler taktı baba-oğlu ayırmak için.
Haberin DevamıYalnız bu işte adalet sisteminin günahı ne Birbirinize yaklaşmayın diye kelepçe taktırtıyorsunuz, sonra ötüyor, bu kez diyorsunuz ki "Kendi isteğiyle izin verdi..."
Acaba diyorum, bu elektronik kelepçelerin "kötü gün" modu yok mu
Bunlar sair günlerde birbirinden uzak dursunlar ama ölüm, kaza, hastalık, yoğun bakım gibi acil durumlarda hastanede, cenazede ötmese bari...
Polisin zeki hamlesi
Levent'te polise saldıran teröristlerin etkisiz hale getirilmesindeki bir ayrıntı çok dikkat çekici. Silahlı adam bir minibüsün ön tarafında duruyor.
Polis memuru minibüsün arka tarafında yere yatıyor.
Terörist kendisini göremediği için onu minibüsün altından, ayağından vurarak yere yıkıyor.
Film gibi bir sahne. Biz siviller yakalayabildiysek amirleri hayda hayda fark etmiştir. Yakışan bir ödüllendirme gelir herhalde.
Günaydın paella
Öykü Gürman, hurriyet.com.tr'de Cemile Gelgeç'e açıklamış: "Berk'ten sonra boşluğa düştüm..."
"Berk" dediği erkek kardeşi Berk Gürman. Her ikisi de müziğe yetenekliydi. "Evlerimim Önü Boyalı Direk" adlı sevilen bir Kerkük türküsünü İspanyol nameleriyle yorumlamış, çok da güzel iş yapmışlardı.
Doğu ve Batı tarzlarının Akdeniz namelerinde nasıl kaynaşabildiğini göstermişlerdi. Buradan devam etseler çok da ekmeğini yiyebilirlerdi. Hem Türkiye'de hem belki İspanya'da. Hele Türk-İspanyol kardeşliğinin tavan yaptığı şu dönem, stadyumları inletebilirlerdi ortak ezgilerden yaptıkları parçalarla.

5