İslamiyet'in insana verdiği değer

İslam medeniyeti adaleti ve merhametiyle insanları fethetmiş, Batılı gözlemciler bunu tescil etmiş—peki bugün aynı değerler neden bu denli görünmez?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, İslam medeniyetinin tarih boyunca adalete ve insanlığa verdiği önemi, Hazreti Ömer'den Türk askerisine kadar örneklerle vurgulayarak, bu değerlerin insanlığın asıl aradığını iddia ediyor. Avrupalı seyyahların tanıklıklarını kullanarak Müslümanların barbarlaştırıldığını eleştiriyor. Ancak tarihsel örnekler ve günümüz gerçekliği arasındaki uçurum bu idealize edilmiş anlatıyı ne kadar açıklayabilir?

Müslümanlar, kurdukları medeniyetlerle insanlara değer verip, kalpleri fethetmiş, adalet ve merhametin en güzel örneklerini sunmuşlardır.

Tarih boyunca birçok devlet, güçle, zulümle hükmetmeye çalışırken, İslamiyet, kurduğu medeniyetlerle insanlara değer verip, kalpleri fethetmiş, adalet ve merhametin en güzel örneklerini sunmuştur. Bu örnekler tarih ve hatıra kitaplarında yazılıdır. Bunlardan bazısı şöyledir:

Hazreti Ömer (radıyallahü anh) Kudüs'ü fethedip Bizans'ın zulmüne son verince, Kudüs halkına bir eman, güven mektubu verdi. Eman mektubunun bir bölümü şöyledir:

"İslam dinine girmeleri için kendilerine karşı hiçbir zor kullanılmayacak, hiçbir Müslümandan en ufak bir zarar bile görmeyecekler. Eğer kendiliklerinden memleketten çıkıp gitmek isterlerse, varacakları yere kadar canları, malları ve ırzları üzerine eman verilecektir. Eğer burada kalmak isterlerse tamamen teminat altında olacaklar."

Kudüs halkı böylece kendi devletleri olan Bizans'ın ağır vergi ve işkencelerinden, eziyet ve cefalarından ve zulümlerinden kurtuldular. Çok kısa bir zamanda, İslamiyet'in insanları dünya ve ahiret saadetine kavuşturan bir din olduğunu anladılar. Bölük bölük, mahalle mahalle İslamiyet'i kabul ettiler.

Yine 1893-1898 seneleri arasında İstanbul'da İngiltere elçiliği birinci kâtibi olan Sir Charles Eliot (Turkey in Europe=Avrupa'da Türkiye) adlı eserinde şöyle demektedir:

"Müslümanlıkta vatandaşların hukuku gözetildiği gibi, yabancıların hukuku da gözetilmektedir. İslamiyet'in insana verdiği önem çok büyüktür. Mesela, İslamiyet'e inananların en güzel örneklerinden biri Türk askeridir. Diğer milletlerde böyle bir asker hemen hemen yoktur. Türk askerinin disiplini, âmirlerine itaat etmesi, cesareti, onun Müslüman oluşundan ileri gelmektedir."

İtalyan asıllı Fransız devlet adamı Henri A. Ubicini, senelerce Türkiye'de kalmış olup, (La Turquie Actuelle=Bugünkü Türkiye) eserinde şöyle demektedir:

"Türklere ve Müslümanlara barbar diyen Avrupalı, onlardan misafirperverlik ve insanlık dersi aldı. 16. asırda yaşamış olan bir yazar, 'Ne gariptir, ben İslam ülkelerini gezdim. Barbar dediğimiz Müslümanların şehirlerinde ne kaba kuvvet ne de cinayet gördüm. Herkesin hakkına saygı gösteriyorlar. Gariplere yardımcı oluyorlar. Büyük küçük, Hristiyan, Yahudi veya Müslüman, hatta dinsiz olsun, aynı adaleti ve merhameti buluyor' demektedir. Ben de ona katılıyorum."