Teknoloji ilerledi, imkânlar arttı. Fakat buna rağmen huzursuzluk, depresyon, stres ve yalnızlık her geçen gün çoğalıyor.
İnsan, ruh ve bedenden ibaret bir varlıktır. Bedenin yemeğe, suya ve dinlenmeye ihtiyacı olduğu gibi; ruhun da imana, ibadete, güzel ahlaka ve huzura, ihtiyacı vardır. Ruhun gıdası; Allahü teâlâyı anmak, Ona kulluk etmek, haramlardan sakınmak ve insanların gönlünü incitmeden yaşamaktır.
İnsanın işinde, mesleğinde ve günlük hayatında yorgunluk, huzursuzluk ve bezginlik hissetmesinin sebeplerinden biri de manevî yönünün eksik kalması; ruhun ve gönlün manevî ihtiyaçlarının ihmal edilmesidir.
Teknoloji ilerledi, imkânlar arttı, insanlar geçmişe göre daha rahat yaşamaya başladı. Fakat buna rağmen huzursuzluk, depresyon, stres ve yalnızlık her geçen gün çoğalıyor. Çünkü insanın kalbi yalnız dünya ile tatmin olmaz. Dünya malı arttıkça istekler de artar. İnsan bir hedefe ulaşır, sonra başka bir hedefin peşine düşer. Böylece ömür, bitmek bilmeyen bir koşuşturma içinde geçip gider.
Gerçek huzur; lüks eşyalarda, yüksek makamlarda veya insanların övgüsünde değildir. Nice zengin insanlar vardır ki geceleri uyuyamaz; nice makam sahibi insanlar vardır ki kalplerinde büyük bir boşluk hisseder. Çünkü kalp, yaratılışı itibarıyla Rabbine yönelmek ister. İnsan Rabbinden uzaklaştıkça iç dünyasında sıkıntı meydana gelir.
Bugün insanların en büyük problemlerinden biri de sürekli meşguliyet içinde olmalarıdır. Telefonlar, sosyal medya, bitmeyen işler ve dünya telaşı, insanı kendi iç dünyasından uzaklaştırıyor. İnsan bazen saatlerce ekranlara bakıyor; fakat birkaç dakika olsun kendi kalbini dinleyemiyor, bir kere olsun "Allah" diyemiyor. Hâlbuki insanın zaman zaman durup düşünmeye, kendini hesaba çekmeye ihtiyacı vardır.
Namaz, insanın ruhunu dinlendiren büyük bir nimettir. Dua, kulun Rabbine sığınmasıdır. Kur'ân-ı kerim okumak kalbe ferahlık verir. Helâl lokma yemek, kul hakkından sakınmak ve insanlara iyilik etmek de kalbin huzurunu artırır. Günahlar ise kalbi karartır, huzuru azaltır. İnsan bazen sebebini anlayamadığı bir sıkıntı yaşar; bunun sebebi işlenen günahlar ve gaflettir.

25