Bugünlerde maillerimi açarken içimi bir sıkıntı basıyor. Çünkü TYT paragraf sorusu çözer gibi konuları anlamaya çalışıyorum. Metinler ağır, cümleler ağdalı, noktalama işaretleri resmigeçit yapıyor...
Birkaç yıl önce koridorda "Listeyi göndermedin, hayırdır!" diye bağıran arkadaş bugün, "İlgili listenin ivedilikle tarafımla paylaşılması hususunda desteğinizi rica ederim" falan yazıyor.
Mevzular aslında çok basit ama "bu bağlamdalar, aksiyon almalar, senkronize olmalar" derken insanın iflahı kesiliyor.
Bugün yapay zekâyı kendisine "kâtip" olarak atayan sevgili okurlarıma, bir istirhamda bulunmak istiyorum: Tamam, yazıları göndermeden önce bir kontrol ettirin. İmla hatalarını düzeltsin, anlatımı toparlasın. Bunu hepimiz yapıyoruz.
Ama üç kelimelik meramınızı da üç paragraflık bir varoluş sancısına dönüştürmeyin yani!
Çünkü ana fikri bulmak için pazar günü AVM otoparkında boş yer arar gibi metnin içinde tur atıyoruz.
***
Toplantı saati değişiyor. Kısa bir mail yazıp "Toplantı saati ikiden üçe alınmıştır" demeniz yeterli. Ama öyle olmuyor. İlla ki çeşitli faktörlerin titizlikle değerlendirilmesi sonucunda, tüm katılımcıların en yüksek verimle sürece dâhil olabilmesini teminen, toplantı saatinde bir revizyona gidilmesinin uygun olacağı kanaatine varıyorsunuz.
Varmayın kardeşim! Çünkü biz bu şekilde mailin sonuna varamıyoruz.
Birisinden bir rapor isteyecekseniz, "Raporu gönderir misiniz" yazıp gönderin. Yürütmekte olduğunuz çalışmaların sağlıklı ilerleyebilmesi adına, hazırlanmış raporun tarafınıza iletilmesinin son derece faydalı olacağını düşünmeyin artık.
En sona bir de "Süreci sahiplenip ilgili paydaşlarla hizalanarak ilerleyelim" yazıyorsunuz. İyi de paydaşların mail okumaktan omuriliği eğrildi. Hizalanacak hâl mi kaldı
Ayrıca şunda bir anlaşalım: Kimse o üç sayfalık maili açınca elini dizine vurup, "Vay be! Şirkette ne güçlü bir kalem ne dahi bir edebiyatçı varmış!" demiyor. Aksine herkes dudak büküp, "Yine prompt'u basmış yapay zekâya" diyor.

9