Ben demiştim

Salih Uyan
Bugün
29

Yıllardır farklı insanlarla konuşuyorum. Genç, yaşlı, memur, esnaf, İstanbullu, taşralı... Bu insanların anlattığı hikâyelerde ortak bir kahraman var: Hep haklı çıkan kişi.

Ve nasıl oluyorsa, ben hep o kahramanla konuşuyorum.

Senaryo hiç değişmiyor: Karşımdaki kişi olayları herkesten önce görüyor. Çevresindekileri uyarıyor. Kimse onu dinlemiyor, hatta üstüne bir de gülüyorlar. Ve hikâyenin sonunda o muhteşem final cümlesi geliyor: "Ben demiştim!"

Benim konuştuğum kişiler final sahnesinde hiç mahcup olmuyor. Gururla "Sonunda dediğime geldiler" diyor. Karşı tarafınsa başı hep öne eğik.

Yani benim hayatıma giren herkes nasıl oluyorsa hep kazanan taraf. Hep onların dediğine birileri geliyor ama onlar başkalarının dediğine asla gitmiyor.

İyi de ben niçin yıllardır, bu tür hikâyelerde haksız ve mahcup olan tarafa denk gelmiyorum Bir kişi de çıkıp niye, "Yahu ben yanılmışım, onlar haklıymış, mahcup oldum" demiyor

Bu hikâyelerdeki haksız insanlar, mahcup olup özür dileyenler neredeler

***

Aslında olan şey şu galiba: İnsan kendi hikâyesini anlatırken aynı anda hem yazar hem editör hem de başrol oyuncusu olarak konumlanıyor. Ve hiçbir yazar kendi kahramanını aptal göstermek istemiyor.

Olay nasıl yaşanırsa yaşansın, kim haklı olursa olsun... Başkasına anlatırken hafıza masaya oturuyor ve bir montajcı titizliğiyle çalışmaya başlıyor.

Gereksiz sahneler makaslanıyor. Lehimize olan detaylar yakın plana alınıyor. Karşı tarafın haklı çıktığı bölümler teknik arıza nedeniyle yayından kaldırılıyor. Ve son kurgudan, her seferinde, olacakları önceden gören o bilge kahraman çıkıyor.

Psikolojide buna "kendine hizmet eden yanlılık" veya "bilişsel çarpıtma" diyorlar galiba. Ama durumu en güzel açıklayan şey bence "duygusal vergi kaçırma" kavramı.

Mahcubiyetimizi beyan etmiyor, onu kayıt dışı yaşıyoruz. Ve bu işte o kadar ustayız ki, denetime çıksak kendimizi temiz çıkarırız. O derece...

İyi de bu memlekette herkes haklıysa, bu ülkeyi bu hâle kim getirdi Ciddi soruyorum: Herkesin öngörüsü doğruysa, herkes isabetli kararlar veriyorsa ve herkes zamanında uyarmışsa; aramızda dolaşan, her şeyi yanlış yapan ama kimsenin sahiplenmediği bu hayalet kim