Batı'nın karakteristik özelliğidir; güçsüzü ezer, güçlüyle işbirliği yapar. Bu bakımdan, Kanada Başbakanı Mark Carney'nin geçen günkü Türkiye övgüsü münferit değildir.
Zira İtalya ve İspanya da Avrupa savunmasının Türkiye'siz kurulamayacağını net bir şekilde dile getirmişti.
Uzun lafın kısası, Türkiye artık "bölgesel oyun kurucu" kabul ediliyor.
Takdir edersiniz ki Almanya dâhil birçok Avrupa ülkesinin yüksek teknolojili silah sanayiinde Türkiye ile ortaklık yarışına girmesi hayal edilemeyecek bir güç tescilidir.
Elbette bu güç İsrail'i endişelendiriyor. Eski başbakanlarından Naftali Bennett durduk yere Türkiye'yi "baş edilmesi gereken rakip" ilan etmedi.
***
Gelgelelim, İsrail yalnız değil, dâhili bedhahlar da gayet endişeli. Yoksa "Yeniden Büyük Türkiye"nin ayak seslerinin Avrupa başkentlerinden duyulduğu bir dönemde, "Battık, bittik, yandık" şeklinde mütemadiyen umutsuzluk pompalamazlar, ülkeyi "Tımarhanede bugün..." diye aşağılamazlardı.Evet, Batı güçlüyseniz sizinle işbirliği yapar ama güç olmanıza engel olmak için de her türlü puştluğu yapar.
Tüm "oyun planları" Türkiye'yi tökezletmek, durdurmak ve hatta yıkmaktır.
Unutmuş olamazsınız: 7 Haziran seçimlerinde AK Parti'nin oyları düştüğünde İtalyan La Repubblica gazetesi, "Yeni bin yılın Selahaddin Eyyubi'si son metroda durduruldu..." manşetiyle Erdoğan ve Türkiye'ye nereden ve nasıl baktıklarını açık etmişlerdir.
Şükür ki şükür durduramadılar.
Fakat yerli işbirlikçileriyle yapmadıklarını bırakmadılar: Kalkışmalar, muhtıralar, ekonomik operasyonlar, tanklı, savaş uçaklı Gladyo saldırıları, ila ahir.
Harici ve dâhili bedhahlar en büyük saldırıyı, "Yeniden Büyük Türkiye"nin mimarı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, ardından da Üstat Sadık Albayrak'ın oğlu Berat Albayrak'a yaptılar.
***
Berat Albayrak'ın hedef seçilme nedeni, en netameli dönemde ekonominin dümeninde bulunması ve bilumum finansal operasyonları savuşturmasıydı.Hem de Trump'ın "Ekonominizi mahvederim" tehditleri ardından gelen yaptırımlara rağmen.

5