Ensede bir topuz, boğaza kadar dövme, giysi dersen tastamam trend, sanırsın Milano moda haftasında kulis bekliyor, o derece.
Ama gel gör ki, o fiyakalı ceketin ve kusursuz sakal tıraşının altında vicdan namına yaprak kımıldamıyor.
Eskiden "racon" diye bir şey vardı, şimdi ise karşımızda sadece "yağma" ve "zehir" tacirleri var.
İzmir'de paketlenen "Cehennem Necati" lakaplı bir muhterem işte bu dijital mafya türünün en bariz örneği.
Adının anıştırdığı o "metaller" dünyasına bakmayın, yapılan işler bildiğimiz eski usul vandallığın dijital soslu hali: Kara para, uyuşturucu, haraç...
***
Sizin anlayacağınız dijital çağın mafyası da kendisi gibi değişik.Lafın burasında nerede o eski ağır abiler veya o eski kabadayılar diyeceğim, "Bu konuda da mı nostalji" diyeceksiniz.
Fakat kulağınızı açıp şu anlattığımı tam dinleyin bakalım haksız mıyım
Geçenlerde tövbe etmiş, elini eteğini mafyöz işlerden çekip kendi köşesine çekilmiş ağır bir abiyle muhabbet ederken dinlediklerim, bugünün "topuzlu" magandalarına ders niteliğinde...
Vaktiyle bir alacak davası için bir fabrikaya "çökmeye" gitmişler. Hedefleri de ya o çekleri tahsil edecekler ya da fabrikanın anahtarını ceplerine indirecekler.
Fabrikaya girdiklerinde ne görseler beğenirsiniz Makineler susmuş, her köşeye bir çaresizlik sinmiş, ortalık tam bir enkaz.
Fabrika sahibi, karşısındakileri görünce korkudan ziyade, batmış olmanın utancıyla ezim ezim ezilmiş. "İflas ettim..." demiş sesi titreyerek, "Değil borç ödemek, eve ekmek götürecek param yok..."
Bizim tövbekâr ağır abinin anlattığına göre, yanındaki "reisi" o an öyle bir hamle yapmış ki olursa o kadar olur.
Cebindeki tüm nakit parayı çıkarıp masaya bırakmış, "Al bunu" demiş, "Evine, çocuklarına

5