La yine mi dış güçler

İsrail rejiminin Merkez Bankası Başkanı Amir Yaron'un raporlarına göre, 2023 Ekim ayından bu yana biriken toplam savaş maliyetleri 140 milyar doları aşarak ekonomilerinde devasa hasar bırakmış.
O kadar ki İsrail'in son on yıldaki ekonomik kazanımlarını alıp götürmüş.
Daha beter olsunlar, diyeceksiniz. Alın benden de o kadar. Lakin öyle olmadı. Nedenini anlatacağım, az sabredin.
Aynı Amir Yaron "savunma harcamalarının" (siz bunu "saldırı ve işgal harcamaları" diye okuyun) sürdürülemez olduğunu da belirtmişti.
Yani, "Batıyoruz, savaş harcamalarını kesin" demişti.
Gelgelelim İsrail tam tersini yaptı... ABD ile birlikte İran'a karşı 28 Şubat 2026'da başlattıkları saldırıda 403 hava sevkiyatı ve 10 deniz sevkiyatı gerçekleştirdiler.
Bitmedi...
İsrail Savunma Bakanlığı 30 Nisan 2026 tarihinde yaptığı resmî açıklamada, İsrail'in sadece 24 saatlik bir zaman dilimi içerisinde toplamda 6 bin 500 ton askeri mühimmat ve ekipman (binlerce hava ve kara mühimmatı, füzeler, bombalar) aldığını duyurdu.
Bu durumda, zaten sarsılan İsrail ekonomisinin iflas bayrağını çekmesi beklenirdi değil mi
Çok ilginç bir şey oldu.

***

CNBC kaynaklı habere göre, 3 yıla yakın süredir fasılasız savaşta olan İsrail ekonomisinin bu yıl G7 ülkelerinden daha hızlı büyüyeceği öngörülüyor.
Çok ilginç dediğim bu!
İşsizlik oranı yüzde 3.2, enflasyon yüzde 2'nin altında ve Tel Aviv borsası ocak ayından bu yana yüzde 20 yükseldi.
Hülasa, İsrail aynı anda ABD'yi ve AB'yi geride bıraktı. Savaş sırasında İsrail şekeli de dolara karşı yüzde 7 değer kazandı.
İsrail nasıl oluyor da aynı anda ABD'yi ve AB'yi geride bırakıyor