Kaybettiğini anlayacak

Netanyahu'nun 'pembe tablo'su Trump'ı ikna etti, ABD kendi istihbaratını görmezden geldi—peki bu başarısızlık sadece İran'ın zaferini mi, yoksa Amerikan meşruiyetinin çöküşünün başlangıcını mı gösteriyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazara göre, Netanyahu'nun İran rejiminin kolayca devrilebileceği iddiaları Trump'ı savaşa ikna ederken, ABD'nin kendi istihbaratı ve askeri kurumları bu planı gerçekçi bulmamıştır. İran'ın 39 günlük savaştan zaferle çıkması ve ABD'nin meşruiyetini kaybetmesinin ardında, Trump yönetiminin kurumsal uyarıları görmezden gelmesi yatmaktadır. Ancak, İran'ın gerçekten 'zafer' elde edip etmediğini, yoksa savaşın ekonomik ve sosyal maliyetlerinin hesabı daha sonra ortaya çıkıp çıkmayacağını görmek için beklemek gerekir mi?

Bu hep böyledir; savaş biter bitmez serlevhamızdaki soru etrafında yorumlar sökün eder.
Maslahatçı eşhas da "Barışın kaybedeni olmaz" gibi beylik sözler sarf eder.
Lakin ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşta sadece iki haftalık, geçici bir ateşkes var. Yani henüz ortada barış falan yok.
Müzakere masası kurulacak.
Gerçi savaştan önce de kurulmuştu. Tıpkı ABD'nin açılmasını şart koştuğu Hürmüz Boğazı'nın savaştan önce açık olduğu gibi.
Peki ne oldu da ABD masayı devirip İran'a savaş açtı
Sorunun cevabı ABD basınında açık seçik ve mufassal yazılıp çiziliyor artık, özetleyeyim:
Beyaz Saray'da 11 Şubat'ta gizli bir sunum yapan soykırımcı Netanyahu, İran "rejiminin" kolayca devrilebileceğine dair "pembe bir tablo" çizerek Trump'ı askeri harekâta ikna etti. ABD istihbarat birimleri ve CIA, Netanyahu'nun bu senaryosunu "saçma" bularak çürütmesine; JD Vance ve askeri kanadın ağır ekonomik ve lojistik risk uyarılarına rağmen Trump, İsrail liderinin çizdiği stratejik hattan sapmadı. (Neden acaba Epstein dosyaları yüzünden olmasın!)
Sonuç itibarıyla Trump, kendi kurumlarının gerçekçi bulmadığı Netanyahu planının peşinden koşup topyekûn bir savaş başlatmış oldu.

***

ABD Başkanı "Medeniyetlerini yok edeceğiz" gibi lakırdılarla son dakikaya kadar kolpa yaptı. İran'ın kulağına kar suyu kaçırmaya çalışanlarla adeta tandem oynayarak istediği sonucu elde etmeye çalıştı.
Fakat İran halkı mahut kolpayı yemedi; direndi, ABD'ye boyun eğmedi.
Hâliyle 39 gün süren savaşın ardından, en azından şimdilik, zafer elde etti.
Cafer Penahi gibi kendi "muhaliflerini" de kazanmış oldu.
İran'ın yapması gereken; tüm muhaliflerini içine çekerek, yepyeni bir enerjiyle küllerinden yeniden doğmak olmalı.
Tabii MOSSAD ajanları boş durmayacak; kurdukları sosyolojik köprüleri berhava etmek için her yolu deneyeceklerdir.
İran hiç durmamalı, savaşa hep hazır olmalıdır. Bir Latin atasözü vardır: "Bisiklet durunca devrilir."