İran'da riyaldeki rekor değer kaybı ve ekonomik krizle alevlenen protestolar sürerken, güvenlik güçlerinin önceki dönemlerden ders almışçasına daha kontrollü bir duruş sergileme gayretinde olduğu görülüyor.
Lakin, İsrail'in 12 Gün Savaşı dolayımında boyutları iyice netleşen İran'daki casus ağı boş durmayacaktır.
ABD Başkanı Trump'ın "İran barışçı protestocuları vurursa ABD yardıma koşacaktır, silahlarımız hazır..." şeklindeki tehdidi, Washington-Tel Aviv tandeminin göstergesidir.
Gazze halkını soykırımdan geçirirken İsrail'e silah desteği yağdır, İran'ın iç meselesi üzerinden tehdit et.
Bu elbette Trump'ın kişisel çelişkisi değil, Washington'un iş tutma biçimidir.
***
Bağımsız bir ülkeye dış müdahale ihtimalinden söz etmek tüm bölge ülkelerini av sahası mesabesinde görmek demektir.CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, "Neden müdahale etmiyorsunuz..." yollu İngiltere'ye intizar etmesi de.
Aynı minvalde, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de AK Parti ve Erdoğan'ı eleştirmek sadedinWde "İçişlerinizi düzenlemezseniz, darbe ve dış müdahale kaçınılmaz hale gelir..." demişti.
Lafı uzatmaya gerek yok:
Emperyalist müdahaleyi istemeden de olsa meşrulaştıran her yaklaşımdan ışık hızıyla uzaklaşmak lazım gelir.
***
ABD'nin İran'a silahlı müdahaleden söz etmesinin arkasında hiç kuşkusuz İsrail var.Malumunuz soykırımcı Netanyahu, İran'da yönetimi değiştirmeye kararlı olduklarını söylemişti.
Zaten İsrail, Hayom gazetesinde de tüm bölgeyi kendi emellerine göre dizayn etme niyetlerini açıkça yazdı.
Gazze ile başladılar,

4