Deccal aklı - SALİH TUNA

Soykırımcı İsrail'in canı sıkıldıkça Lübnan'ı bombalamasının biricik nedeni, herhangi bir bedel ödemeyeceğini bilmesindendir.
Bir tek Lübnan Hizbullah'ından çekiniyorlardı, onu da entegre ettiler, birileri de helvasını yedi.
Hâliyle Lübnan'a uyguladıkları tarifeyi Suriye'ye de uygulamaya başladılar.
Bir farkla ki bu sefer karşılık görmeyeceklerinden değil, bilakis karşılık görmeyi çok istiyorlar. Daha kestirmeden söyleyeyim: Her türlü provokasyonla Türkiye'ye "gel gel" yapıyorlar. Fiştekleyerek veya cesaret vererek SDG'nin entegrasyonuna engel olmaya çalışmalarının başka bir izahı yok... Türkiye'ye rağmen Suriye'yi bombalamaları veya Suriye'nin güneyinde işgal ettikleri toprakları terk etmeyeceklerini ilan etmeleri de bunun göstergesidir.
Takdir edersiniz ki, İsrail'in bölgede malum "garnizon devleti" kurmasına izin verdiğimizde güneyimiz patlar. İzin vermediğimiz durumda da İsrail ile karşı karşıya gelmemiz kaçınılmaz.
Tom Barrack bundan mütevellit, "Türkiye ile İsrail savaşmayacak" diye aklı sıra güvence veriyor.
Lakin olası savaşta İsrail'e zorluk çıkmasın diye olsa gerek, Türkiye'nin hava savunma sistemi S-400'lere kafayı fena takmış durumda.

***

Gazze'deki soykırıma karşı uluslararası kamuoyu sokak sokak vicdan nöbetine durdu ama İsrail de durmadı.
Bakın, işte etti eylediler; 2009'da yine Gazze'ye saldırısı nedeniyle kendileriyle diplomatik ilişkileri kesen Bolivya'ya 14 yıl aradan sonra diplomatik ilişkilerini yeniden başlatma kararı aldırdılar. Hem de tüm dünyada "tescilli soykırımcı" olarak görüldükleri bir dönemde.
Bolivya sadece bir sembol... Zamanla kimleri kendilerine ram etmediler ki
Bugünlerde İsrail'e aşk mektupları döşenen Hindistan, 1949'da İsrail'in BM üyeliğine "hayır" diyen, Arap olmayan nadir ülkelerden biriydi. Önderleri Gandhi'nin "Filistin, Araplara aittir" sözü anti-kolonyal duruşlarının dışavurumuydu.