Çok 'Özel' bir vaka - SALİH TUNA

CHP Genel Başkanı'nın seçimlerden sonra ortaya koyduğu olgun tavır herkesi az çok etkilemişti.
Hatta, CHP karşıtı muhaliflerden birkaç dostum, CHP'nin oylarının yükselişinde Özgür Özel'in mütevazı ve sakin güç olmaklığının payının altını çizmişti.
Ne yalan söyleyeyim, fakir de muhalefetimiz adına "Ulan acaba..." yollu umutlanmıştım.
Hepimiz yanılmışız ki ne kadar!
Biz hazretten İsveç tipi sosyal demokrasi, şeffaf yönetim, "monşer" zarafeti falan beklerken WhatsApp kabadayılığı çıktı.
Demem o ki Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'ın istifası sıradan bir siyasi kopuş değildir.
Bu aynı zamanda...
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in akıllı telefonunun ucunda infilak eden üslup fiyaskosunun somut karşılığıdır.

***

Özgür Bey'in sadece üslubu değil, yalan söyleme tekniği de bir acayip.
O kadar ki, Enver Aysever örneğinde olduğu gibi yalan söylediği tüm taraflarca ortaya koyulduğu hâlde ne mahcup oldu ne de yalanından milim geri adım attı.
Olgunluk sandığımız o "sakin güç" edaları da meğer maskeden ibaretmiş, hem de emoji mesafesinde.
Her fırsatta "hukuk" diyen, "kucaklaşma" diyen, "yeni nesil siyaset" diyen Özgür Özel'imizin içine sanki "siyasi öküz" kaçmış gibi.
Kendi belediye başkanına ettiği şu laflara bakın:
"Devir dönecek, elime düşeceksin."
"O gün sana acırsam namerdim."
"Alçak köpek s... git."
"Yalaka... Karaktersiz p..."