Normal şartlar altında (NŞA) bir varlığın birim maliyeti yirmi katına fırlamaz ama bizde fırladı.
Hâliyle 15 milyarlık pazar hacmi, trilyonları aşan devasa bir illüzyona dönüştü.
İşin en matrak tarafı...
İşbu manyak illüzyona ana sermayedarlardan birinin acayip şaşırması, "Ortada akıl dışı bir durum var" diye adli makamlara "şikâyet" (itiraf) etmesidir.
Ne diyelim; şu fani dünyada kendi şirketinin değer patlamasından şekvacı olan bir patron da gördük ya, gözlerimiz açık gitmez.
***
Soru şudur: Mahut pazardaki anormal fırlamalara neden müdahale edilmediKimsecikler sakın ola, İstanbul sele teslim olduğunda "Yağmur aniden bastırdı" diyen o eski İBB Başkanı gibi "Kriz aniden patladı" masalı okumasın.
Resmi raporlar ortada, felaket davul zurnayla gelmiş besbelli.
Dümen de ortada: Sığ kâğıtlara parayı yığ, tahtadaki fiyatı şişir. Sonra da bunu fonların "büyük başarı hikâyesi" diye yuttur ki "iyimser yatırımcı" taze parayla cumburlop içeri dalsın ve pozisyonlar büyüsün.
Gelgelelim, sistem tersine döndüğünde yandı gülüm keten helva.
Fon mağdurları ağlıyor şimdi... Nakit çıkışı yok, işlemler kilitli. Aracı kurumlar, portföy şirketleri birbirine girmiş durumda.
Mesele öyle üç beş "günah keçisinin" üzerine yıkılacak kadar da basit değil.
***
Hangi fon, hangi tarihte, hangi hissede ne kadar pozisyon taşıyordu Fiyat artışlarıyla fonlara giren para arasında nasıl bir ilişki vardı
1