Seçim öncesinde Kılıçdaroğlu'nu göklere çıkaran ne kadar muhalif yazarçizer, gazeteci ve sanatçı varsa 28 Mayıs gecesi koro halinde aşağılamaya başlamıştı:
"Utanmaz arlanmaz..."
"Diktatör müsveddesi..."
"Siyasi cenaze..."
"Koltuk delisi muhteris..."
"Siyasi Sülün Osman..."
Ve daha nicesi gırla gitti. Neresinden bakarsanız bakın, çok trajik bir bükülmeydi.
Saatler önce cumhurbaşkanı yapmak için yırtındıkları "liderlerine" gündüz gözüyle "Sifonu çekin" çağrıları yapmaya başlayanlar bile oldu.
***
Rasyonel eleştirinin çok ötesinde, adeta cinnet hâlini yansıtan bu üslubun nedeni, seçim öncesi matine-suare methettikleri Kılıçdaroğlu'nun aldığı yenilgi sonucunda düçar oldukları eziklikten başka bir şey değildi.Sizin anlayacağınız, akılları sıra kendi "sorumluluklarını" gizlemeye çalıştılar.
Medya marifetiyle öyle gözü dönmüş bir linç atmosferi inşa ettiler ki, Kılıçdaroğlu'nun altından değil genel başkanlık koltuğu, evinden gündüz gözüyle halısı bile çalınsa kimseciklerin gıkı çıkmayacaktı.
O kadar ki...
Kılıçdaroğlu "Halımı çaldılar" diye feryat etse bile "Gündüz gözüyle evindeki halıya bile sahip çıkamadı" diyerek yavuz hırsız moduna bürüneceklerdi.
***
İmamoğlu ve Özgür Özel liderliğindeki "Değişimciler" ekibi serada üretilen bu "gıkı çıkmaz" iklimi fırsat bilerek, Kasım 2023 Kurultayı'nda partiyi ele geçirdiler.Hem de akıl almaz bir özgüvenle; davul zurnayla göstere göstere, zafer şarkıları söyleye söyleye...

12