Aynı çirkinlik

Salih Tuna
Bugün
12

Hükümetin yaptığı, yapacağı her şeyin kategorik olarak felaket getireceğine inanan iflah olmaz bir güruh var.
Dün "AKP'nin yaptığı Marmaray'a binmem, tüp geçitleri su sızdırır..." diyecek kadar tozutmuşlardı, bugün de "Terörsüz Türkiye" projesini Sevr'in manivelası mesabesinde görüyorlar.
Böyle olunca da, mesela, SDG kendini feshediyor, mutlu olamıyorlar.
Vülgarize ederek söyleyecek olursak, mahut örgütün varlığından da mutlu değiller yokluğundan da!
Tamam, SDG lideri Mazlum Abdi'nin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'dan öyle talepleri var ki, kim kime entegreoluyor belli değil.
Fakat dertleri "entegrasyon" şartlarını sorgulamak değil ki... Ortada hiçbir talep yokken de aynı şiddette karşı çıkmışlardı.

***

Vaktiyle "çözüm süreci" dolayımında PKK silah bırakmanın eşiğine geldiğinde, sömürge aydınlarımız, "Ne elde ettiniz de silah bırakıyorsunuz" şeklinde PKK'ya serzenişte bulunmuşlardı.
Hatta içlerinden biri (paşa torunu olanı), "Yeni koşullar oluştu, artık çözüm süreci peşinde koşmayın, daha fazlasını isteyin, devlet kurun..." demişti.
"Terörsüz Türkiye" projesini ilk günden beri eleştirenler malumunuz bunlarla taban tabana karşı.
Lakin, PKK silah bırakma döneminde nedense her iki güruh da felaket huzursuzlaştı!
Tabii gerekçeleri farklı.
Kaldı ki koşullar müsait olsa sömürgeci aydınlarımız şimdiki gibi "Barışa evet ama demokratikleşme şart" demekle yetinmez, "Demokratikleşme olmadan barış olmaz" diye tuttururlardı.