Meşhur "Breaking Bad" dizisi, mütevazı kimya öğretmeni Walter White'ın akıllı, dürüst ve merhametli bir baba olmaktan çıkıp korkunç bir suçluya dönüşmesini anlatıyordu.
Diziyi izleyenlerin büyük çoğunluğu, yoldan çıkan bu adam için önce üzüntü, ardından heyecan, nihayet hayranlık hissetti.
Bir noktada fark ettik ki onun "kazanmasını" istiyoruz: kanser hastası, mağdur, iyi bir adamın değil, zalim bir uyuşturucu baronunun!
Dizi, içimizdeki zaafa işaret ediyordu: Kötü olmayı, sandığımızdan çok daha cazip bulabiliriz!
ARTIK FARKLI BİR OYUN OYNANIYOR
Hayat bir oyunsa, bu oyunun ödül mekanizması fena halde bozulmuş vaziyette.
Pek çok alanda artık dürüstlük, diğerkâmlık, kibarlık değil, sahtekârlık, çıkarcılık ve kabalık geçer akçe!
Dürüst iş insanı vergi ödeyip zarar ederken, vergi kaçıranlar haksız rekabet avantajıyla büyüyebiliyor; âdil yöneticiye 'saf' gözüyle bakılırken, manipülatif olanlar 'lider' ilan ediliyor; duyarlı insanlar alay konusu edilirken, haksızlıkları görmezden gelmek bir strateji sayılıyor.
İyiliğin cezalandırıldığı, kötülüğün ödüllendirildiği bir düzende "erdemli ol" tavsiyesi anlamsız.
KÖTÜ OLMAK BİR SEÇENEK OLUNCA
Meşhur "Counter-Strike" oyununda, teröristlerle savaşan askerleri oynamanız şart değildir; terörist olarak oynamayı seçebilirsiniz.
Gaye sadece oyunda başarılı olmaksa bunu terörist olarak da yapabilirsiniz.
Başka bir popüler bilgisayar oyunu olan GTA'da ise dürüst yoldan "kazanma" seçeneği tasarımsal olarak dışlanmıştır: her türlü ahlaksızlığı yaparak "kazanan" bir suçluyu oynarsınız.
Oyunlarda sonuçlar geçici ve geri alınabilir ama gerçek hayatta böyle değil.
Pek çok insan için hayatın gayesi, para ve güç sahibi olarak üstün ve ayrıcalıklı hissetmek.
Hak yiyen, kural çiğneyen, "Allah'tan korkmaz, kuldan utanmaz" aktörlerin bu hedeflere ulaştıklarını gördükçe, birçok insan için "iyi olmak" cazibesini yitiriyor, "karanlık tarafa giden yol" mecburi istikamet gibi görünmeye başlıyor.
CEHENNEMDE ÜNLÜLERE KOMŞU OLMAK
Eski bir Arap fıkrası vardır.
Bir bedevi, amcasının kızı ile evlenmek istemiş. Ancak amcası, onu vazgeçirmek için çok yüksek bir mehir biçmiş. Bedevi, bu mehri toplamak için kavminden destek aramış ama bulamamış. Çaresiz kalınca bir Mecusi'den yardım istemiş. Onun yardımı sayesinde evlenebilen bedevi, bir şiir söylemiş. Şiiri şöyle bitiyormuş:
"Sen Cehennem ehlinin efendisisin, Oraya düştüğünde Karun, Firavun ve Ebu Cehil gibi büyük zalimlerle komşu olursun." Bunu duyan Mecusi, "Ben sana yardım ettim, sen de karşılık olarak beni cehenneme mi koydun" deyince, Bedevi şöyle cevap vermiş: "Seni sıradan kimselerle değil, cehennemin ileri gelenleriyle komşu yaptım"

4