Millî duygular olmasa, ilk yarısı seyredilecek gibi değildi maçın... 6-3-1 şeklinde savunmaya dizilen Rumenlerin duvarında gedik açamadık bir türlü...
Koca kırk beş dakika, iki takım da kaleye şut atamadan bitti. Yıldızlarımız kendi seviyelerinin altındaydı. Tempoyu yükseltemedik, kanatlardan yüklenemedik. Çakılı defansın önünde kendimizi yorduk durduk.
Bir zamanlar çalıştırdığı ay-yıldızlı millî takıma karşı her türlü tedbiri almış olan Mircea Lucescu, yeteneğe teslim oldu bir yerde...
Meğer...Her şeyi ikinci yarıya saklamışız. Bilgisayar oyunlarındaki gibi, zaman azaldıkça tempomuz arttı. 55'lerde maçın ve gecenin en müthiş hareketi geldi.
Hayır, gol değil. Sağ çizgiye yakın ve yaklaşık otuz metreden bir çapraz top, Ferdi'nin ayağına... O da bir tık sürüp kalecinin altından ağlara... İşte bu sanat resmini çizen imza, bu sezon bütün dünyanın ezberlediği dört harfti: Arda...

19