- Oğlum yetmiyorsa iş değiştir. Yarın öbür gün evleneceksin, paraya ihtiyacın olacak zaten, dedi Zümra anne...
Yunus:
- Sanki bütün iş yerleri beni bekliyor anne, dedi yüksek sesle. Sonra bu tonda cevap verdiği için pişman oldu.
- Üzülme, her şey nasip oğlum, dedi kadın kahvaltı sofrasını toplarken. Tevekkül et.
Delikanlı tam çıkarken kafasını omuzunun üzerinden çevirerek seslendi:
- Sen yine de oğluna dua et anne.
*****
İş yerine geldiğinde, onlara patrondan ziyade ağabey gibi davranan Kemal Bey'in odasının kapısını tıklayıp içeri girdi:
- Abi, Bilâl şefimle konuştum, size söylememi istedi. On bin üç yüz lira avansa ihtiyacım var.
Maaşı elli bin üç yüz lira olduğu için avansı küsuratlı istemişti.
Kapıdan çıkmak üzere ayaklanmış olan Kemal Bey:
- Tamam Yunusçuğum. Acil bir işim var. Akşam çıkarken veririm, dedi.
*****
Kemal Bey, o akşam Fenerbahçe'nin Avrupa maçını izlemek için ofiste kalmıştı. Yanında bir arkadaşı da vardı.
Personel paydos etti; avans almayı beklerken bir yandan da çalışmayı sürdüren Yunus, elinde bir poşetle nefes nefese Kemal Bey'in odasına daldı:
- Abi, bunlar bir halının içinden çıktı!
Kemal Bey poşetin içindekileri masasının üzerine dökerken Yunus'a:
- Sen burada mıydın Oğlum valla unutmuşum ben senin avans meselesini, dedi.
Poşetten üç küçük poşet daha çıktı. Kemal sıra ile açmaya başladı.
Birinci poşette yirmiye yakın çeyrek altın vardı. (Sonra tek tek saydı, 22 taneydi.)
İkinci poşette yüzük, bilezik gibi birkaç takı vardı.
Üçüncü poşette ise küçük rulolar hâlinde avro ve dolarlar lastikle sarılmıştı.
Kemal Bey "Hangi halıdan çıktı" diye yıkama atölyesine doğru yürürken Yunus da ardından koşturdu.
- Şu... Shaggy olandan abi...
Kemal Bey, uzun tüylü, kaliteli halının üzerindeki etiketi koparıp aldı.
Birlikte tekrar odaya geldiler.

30